anlatacağım hikaye gerçek yaşanmış bir hikayedir;

Bir aile varmış çok mutluymuşlar,baba iş adamıymış.Birgün sosyalist suçtan dolayı babayı polisler alıp isviçrede düşünce suçundan dolayı hapse atmışlar(bu arada olay isviçrede geçior isviçredeki bie türk ailesi)her hafta sonu küçük kıs ve annesi babayı ziyarete gidiolarmış.İlk gidişlerinde küçük kıs bir kuş resmi çizmiş bir kağıda,fakat özgürlüğü çağrıştıran resimlere kadar herşey yasak olduğu için hapislerde asker bu resmi yırtıp atmış,küçük kıs çok üzülmüş ve ağlamış…Babası küçük kısa sakın ağlama demiş bidahaki gelişinde başka birşey çizersin banda asarım duvarıma demiş küçük kıs gözyaşlarını silmiş babasına o parlayan simsiyah gözleriyle sevgiyle bakarak peki babacım sen üzülme ban sana resim yapcam demiş.Birdahaki hafta sonunda küçük kıs bir resim yapmış bu resimde bir ağaç varmış yemyeşil yaprakları varmış bu ağacın fakat aralarında turuncu noktalar varmış bu noktaların ne oldunu sadece küçük kıs biliomuş.babası resmi alınca kızına sormuş resmin çok güzel kızım peki o ağacın arasında turuncu noktalar nedir demiş babası.küçük kıs demişki babacım onlar ağacın içine saklanan kuşlar.

bu hikayenin sonucu şudur;özgürlükler ne kadar kısıtlanırsa kısıtlansın,o kuş uçacağı günü bekler ve o gün gelincede uçar.