<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MircSet.Com Mirc mrc mircindir mircyukle turkcemirc mircset</title>
	<atom:link href="http://www.mircset.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mircset.com</link>
	<description>MircSet mirc set mircindirme mircyukleme turkmirc turkcemirc sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Mar 2012 01:29:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Saglik Tibbi Terimler Sozlugu</title>
		<link>http://www.mircset.com/saglik-tibbi-terimler-sozlugu.html</link>
		<comments>http://www.mircset.com/saglik-tibbi-terimler-sozlugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 01:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[ABDOMİNA]]></category>
		<category><![CDATA[ABSANS]]></category>
		<category><![CDATA[ADAPTABİLİTİ]]></category>
		<category><![CDATA[ADİNAMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ADNEKSİTİS]]></category>
		<category><![CDATA[ANJİNA PEKTORİS]]></category>
		<category><![CDATA[ANKSIETE]]></category>
		<category><![CDATA[ANTİPİRETİK]]></category>
		<category><![CDATA[CANDİDA]]></category>
		<category><![CDATA[DEBİLİTE]]></category>
		<category><![CDATA[ENSEFALİT]]></category>
		<category><![CDATA[tıbbi Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[Tıp Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Tıp Sözlüğü – Tıbbi Terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircset.com/?p=525</guid>
		<description><![CDATA[ABORTUS: Çocuk düşürme,düşük. ABDOMİNAL: Karınla ilgili, karına ait ABSANS: Kısa süreli şuur kaybı. ABSE: Çevre dokulardan kese tarzında doku ile sinirli içerisi cerahat ile dolu oluşum. ABSORBSİYON: Emilme, örn.sindirim, gıdaların barsaklarda absorbsiyonudur denilebilir. ADAPTABİLİTİ: Çevre şartlarına uyabilme yeteneği, intibak kabiliyeti ADİNAMİ: Kaslarını güç kayıbı ADNEKSİTİS: Yumurtalık ve yumurtalık yolları iltihaplanması ADRENALİN: Böbreküstü bezlerinin iç kısımları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABORTUS: Çocuk düşürme,düşük.<br />
ABDOMİNAL: Karınla ilgili, karına ait<br />
ABSANS: Kısa süreli şuur kaybı.<br />
ABSE: Çevre dokulardan kese tarzında doku ile sinirli içerisi cerahat ile dolu oluşum.<br />
ABSORBSİYON: Emilme, örn.sindirim, gıdaların barsaklarda absorbsiyonudur denilebilir.<br />
ADAPTABİLİTİ: Çevre şartlarına uyabilme yeteneği, intibak kabiliyeti<br />
ADİNAMİ: Kaslarını güç kayıbı<br />
ADNEKSİTİS: Yumurtalık ve yumurtalık yolları iltihaplanması<br />
ADRENALİN: Böbreküstü bezlerinin iç kısımları tarafından salgılanan bir hormondur. Tabiatta bu hormonun görevi, organizmayi acil harekete hazırlamaktır ve etkisini, nabzın atışı, kanın iç organlar ve deriden kaslara sevk edilmesi, karacigerdeki glikojenin glikoza değismesi ve böylelikle acil bir enerji kaynağı saglanması şeklinde gösterir.<br />
AFAKİ: Gözde, lensin olmaması.<br />
AFAZİ: Beyindeki ilgili alanların tahribi sonucu, konuşma veya konuşulanı anlama yeteneğinin kaybı. Disfazi, ayni durumun daha hafif bir formudur.<br />
<span id="more-525"></span><br />
AFOİNİ: Ses kaybI. Kısmi veya tam olabilir.<br />
AFRODİZYAK: Cinsi arzuyu artırıcı maddeler, ilaçlara verilen isim.<br />
AFT: Ağız mukazasında görülen, küçük beyaz leke şeklindeki ülser<br />
AGLÜTİNASYON: Sivi bir süspansiyonda, ufak cisimciklerin bir araya gelip birbirlerine yapışmasıdır.<br />
AGORAFOBİ: Geniş, açık bir sahada yalnız kalınca hissedilen, kontrol edilemeyen bir korkudur.<br />
AJİTASYON: Kişinin etrafa saldırganlıgı, aşırı aktivitesi ile karakterize durum.<br />
AJİTE: Rahatsız, huzursuz, taşkınlık yapan.<br />
AKKOMODASYON: Gözün optik sisteminin çesitli uzaklıklara uyum yaparak net görmenin saglanması.<br />
AKNE: Yüz, omuzlar, sırt ve göğüsteki yağ bezleriyle ilgili kronik bir deri hastalığıdır.<br />
AKONDROPLAZİ: Tedavisi olmayan, sebebi bilinmeyen kalitsal bir cücelik tipidir. Gövde normal büyüklüte olup, kol ve bacaklar anormal derecede kısa ve baş normalden büyüktür.<br />
AKRODERMATİT: El ve ayak derisinin iltihaplanması<br />
AKUSTİK SİNİR: İşitme siniri.<br />
ALBA: Beyaz<br />
ALLANTOİN: Ürikasidin kristalleşmesi ile oluşan beyaz kristalleşmiş madde<br />
ALLERJEN: Allerji yaratan etken<br />
ALVEOL: Akçiğer hava keseçiği<br />
AMBLİYOPİ: Gözde belirli bir bozukluk olmaksızın oluşan görme tembelliği.<br />
AMENORE: Aybaşı yetmezliği<br />
AMİLAZ: Amilaz nişastayı dikstrin ve maltoza çeviren enzim<br />
AMİNAZ: Aminoasitlerin yapısındaki amino gruplarını parçalayıcı enzim<br />
AMNEZİ: Hafızanın kısmen veya tamamen kaybolması.<br />
ANAL: Anüs, makat<br />
ANALJEZİK: Ağrı kesici.<br />
ANAREOBE: Anaröb, oksijensiz ortamda yaşayan mikro organizma<br />
ANEMİ: Kısaca, halk arasında kansızlık olarak bilinen anemi, alyuvarların sayı olarak az olması ve alyuvarların içerisinde bulunan hemoglobin adı verilen maddenin miktarının azlığıdır.<br />
ANEMİK: Kan degerleri düşük olan, yani kan sayımında eritrosit sayıları ve hemoglobin mıktarı düşük olan kişi.<br />
ANEMNEZ: Hastanın tıbbi hikayesi<br />
ANERJİ: Özel bir antijene cevap verilmemesi hali. Organizmanin savunma yeteneğinin kaybolması.<br />
ANESTEZI: Doktorlar, ameliyat sırasında ağrı duymaması için, ameliyattan önce hastaya bir iğne yapar yada solunum yoluyla bir gaz verirler. Hastanın bilincini yitirerek uykuya geçmesine narkoz, böylece vücudundaki ağrıları duyamayacak duruma gelmesine anestezi, bu duyu yitimine yol açan maddelere de anestezik denir.<br />
ANJİNA PEKTORİS: Kalp anjini, Göğüste şiddetli ağrı nefes alamama ve baygınlık ile seyreden ani nöbetlerle belirgin durum.<br />
ANKSIETE: İç sıkıntısı, iç daralması.<br />
ANOREKSİ: Anorexia Nervosa, özellikle genç kadınlarda görülebilen, yemek yememek, çok az uyumak, buna ragmen çok aktif olmakla beliren psikolojik bir bozukluktur.<br />
ANOSMİ: Koku alamama, nezle grip gibi enfeksiyonlarda olabildiği gibi koku siniri ile ilgili beyin bölgesindeki patolojilerde de görülebilir.<br />
ANSEFALİT: Beyin iltihabi.<br />
ANTİBAKTERİAL: Bakterileri öldürücü<br />
ANTİBODY: Antikor, herhangi bir antijene karşı vucutta oluşan bağışıklık cisimciği<br />
ANTİDİABETİK: Şeker hastalığına karşı kulanılan madde veya ilaç<br />
ANTİENFLAMATUAR: İltihabı reaksiyonu önleyen madde, ilaç…<br />
ANTİFLOGİSTİK: İltihapları önleyici<br />
ANTİHİPETENSİF: Yüksek tansiyon<br />
ANTİMİKOTİK: Mantarların gelişimini durdurucu veya öldürücü<br />
ANTİPİRETİK: Ateş düşürücü<br />
ANTİSEPTİK: Mikroplar öldürücü<br />
ANTİÜRETİK: İdrar oluşasını azaltıcı madde veya ilaç<br />
ANTİVİRAL: Virüslere karşı etkili, virüsün etkisini kıran veya azaltan<br />
ANÜS: Makat<br />
APANDİSİT: Kör bağırsak iltihaplanması<br />
APATİ: Kayıtsızlık, duygusuzluk<br />
APNE: Geçici nefes kesilmes<br />
APOFİLAKSİ: Kanın enfeksiyon etkenlerine karşı antikor oluşturma yeteneğinin azalması<br />
APOPLEKSİ: Beyin kanaması<br />
ARİTMİ: Kalp ritim bozuluğu<br />
ARTERİOSKLEROZ: Damar sertliği<br />
ARTERYOSKLEROZ: Damar sertliği<br />
ARTRİT: Eklem iltihaplanması<br />
ARTROZ: Eklem yıpranması veya bozulması<br />
ASPERGİLLOMA: Aspergillus mantar grubu ebep olduğu enfeksiyon, özelikle akçiğerde meydanagetirdiği tümrü andıran nodüler-kitle<br />
ASTIM: Nefes darlığı<br />
ATEROJEN: Deride gelişen düzensiz şişlikler, deri kisti, yağbezi<br />
ATRİUM: Kalp kulakcığı<br />
ATROFİ: Beslenme yetersizliği veya sağlıksız beslenme sonucu bir organ veya oluşumun normal yapı ve görevini kaybetmesi<br />
AVİTAMİNOZ: Vitamin yetersizliği<br />
BAĞIRSAKFLORASI: Bağırsaklardaki bakterilere verilen isim, toptan faydalı veya zararlı hepisi<br />
BERİ-BERİ: Vitamin B1 (tiamin) eksikliğiyle oluşan el ve ayaklarda poli nevrit ile oluşan hastalık<br />
BORRELİOZ: Kenenin taşıdığı virüsun sebep olduğu enfeksiyon<br />
BOTULİSMUS: Basillus Botulismus toksinleri ile meydana gelen zehirlenme<br />
BRADİKARDİ: Kalbin dakikadaki atım sayısının azalması<br />
BRAKİYALJİ: Kol ağrısı.<br />
BRONŞİT: Bronşların iltihaplanması<br />
BRONCHİOLİTİS: Solunum sisteminin en küçük fonksiyonel üniteleri olan bronşiollerin iltihabına denir.<br />
BROŞODİLATASYON: Broşları genişletici<br />
BÜL: Ciltte içi sıvı dolu kabarık oluşumlar. Çapları 0.5 cm’den büyüktür. Küçük olanlarına vezikül denir.<br />
BÜLLÖZ: Büllerden oluşan lezyon.<br />
CAISSON HASTALIĞI: Vurgun. Dalgıçlarda ve çok yükselen havacılarda atmosfer basıncının ani değişimlerine bağlı olarak meydana gelir.<br />
CANDIDA: Bir mantar çeşidi.<br />
CANDİDA: Küf mantarı<br />
ÇEKUM (Caecum): İncebarsakla kalınbarsağın birleştiği yerdeki kesedir. Bu bölgede, iltihaplanma, ülserasyon veya kanser görülebilir.<br />
CERAHAT: Alyuvarlar, bakteri ve yıkılmış doku kalıntıları gibi iltihap ürünlerini kapsayan doku sıvısıdır.<br />
CERRAHİ: Tıbbın en eski dallarından biridir. İlaçla ya da başka tedavi yöntemleriyle iyileştirilemeyen hastalıkların, yaralanmaların, vücuttaki yapı bozukluklarının ameliyatla onarılmasına ya da hastalıklı organı kesip çıkararak iyileştirilmesine dayanır.<br />
CERUMEN: Kulak kiri. İnsan kulağında normal olarak bulunan balmumu kıvamındaki salgıdır. Bu salgının fazlalığı, kulak tıkanması ve geçici sağırlığa yol açar.<br />
CESTODIASIS: Yassı solucan enfeksiyonudur.<br />
ÇIBAN: Çıbanlar, derideki ter bezleri veya kıl keselerinin enfeksiyonlarıdır.<br />
ÇİÇEK: Akut, enfeksiyöz bir hastalıktır. Her yaşta ve her cinsten kişiler bu hastalığa yakalanabilir. İki tipi vardır: Variola major ve variola minor.<br />
ÇİL: Deride, güneşe maruz kalma sonucu beliren, ufak lekelerdir. Bunlar, daha fazla, lokalize güneş yanıklarına benzetilebilir ve ekseriyetle sarışın veya kızıl saçlılarda görülen melanin pigmenti birikimidir.<br />
COLON İRRİTABİLE: Kolon hasaslaşması<br />
COR: Kalp.<br />
COXAE: Kalça kemiği.<br />
CYSTİTİS: Mesane iltihaplanması<br />
DAKRİYOADENİT: Gözyaşı bezi iltihabı.<br />
DAKRİYOLİT: Gözyaşı taşı.<br />
DAKRİYOSİSTEKTOMİ: Gözyaşı kesesinin ameliyatla çıkartılması.<br />
DAKRİYOSİSTİT: Gözyaşı kesesi iltihabı.<br />
DAKRİYOSİSTOGRAFİ: Kontrast madde verilerek gözyaşı kesesi ve kanalının radyolojik olarak incelenmesi.<br />
DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ: Gözyaşı kanalının tıkalı olduğu durumlarda uygulanan, kesenin burun boşluğuna diranajını sağlayan ameliyat.<br />
DALTONİZM: Renk körlüğü.<br />
DANSİMETRE: Yoğunluk ölçen cihaz.<br />
DEBİLİTE: Zeka geriliği.<br />
DEFEKASYON: Dışkının dışarı atılması.<br />
DEFEKT: Eksiklik, kusur.<br />
DEF-İ HACET: Dışkı<br />
DEFİBRİLATÖR: Kalbin normal dışı hızlı atımını durdurarak tekrar normal kalp ritmine dönmesini sağlayan araç.<br />
DEFLORASYON: Kızlık zarının yırtılması.<br />
DEFORMASYON: Şeklini bozma.<br />
DEFORMİTE: Şekil bozukluğu.<br />
DEJENERASYON: Dokuların normal yapılarının bozulup normal fonksiyonlarını yapamıyacak hale gelmeleri.<br />
DEKOMPRESYON: Baskı yapan gücün veya baskının kaldırılması.<br />
DEKONJESSAN: Konjesyonu (şişme) azaltan, dekonjessif.<br />
DEKÜBİTİS: Yatalak olanlarda hareketsizlik sonucu sırtta ve kalçalarda açılan yaralar.<br />
DELİRİUM: Zehirlenmeler, ateşli hastalıklar, epilepsi, histeri ve akıl hastalıklarında görülebilen, titreme, hallüsinasyonlar ve saldırganlıkla birlikte bilincin kaybolması tablosuna verilen isim.<br />
DEMANS: Bunama, muhtelif formları vardır. Senil Demans, Presenil Demans, Toxic Demans.<br />
DEMENS: Bunama<br />
DEMİYELİNİZASYON: Sinir liflerinin etrafını saran myelin tabakasının kaybı.<br />
DEMONSTRASYON: Göstererek öğretme.<br />
DEMORALİZASYON: Moral çöküntü.<br />
DEONTOLOJİ: Aynı meslek grubunda olan insanların birbirleri ile olan ilişkilerinde uyulması öngörülen ahlaki, moral değerler.<br />
DEPİLASYON: Kılların çıkartılması işlemi.<br />
DEPRESYON: Ruhi çöküntü<br />
DEPRESYON: Ruhsal ve bedensel çöküntü, isteksizlik.<br />
DERMABRAZYON: Deri üzerindeki benler veya yara izlerini ortadan kaldırma amacı ile yapılan kazıma işlemi.<br />
DERMATİT: Cildin iltihabi durumu.<br />
DERMATOLOJİ: Cildiye, cilt hastalıklarını inceleyen bilim dalı.<br />
DERMİS: Ciltte en üst tabaka olan Epidermis’in altındaki tabakaya dermis adı verilir.<br />
DİABET: Şeker hastalığı<br />
DİFTERİ: Kuşpalazı<br />
DİSK HERNİSİ:Bel fıtığı<br />
DİSKRAZİ: Herhangi bir vücut sıvısının normal birleşimini kaybetmesi, vücut sıvısının yapısal unsurları arasındaki dengenin bozukluğu ile belirgin durum<br />
DİSMENORE: Ağrılı ve sancılı adet görme<br />
DİSMENORE: Sancılı adethali<br />
DİSPEPSİ: Hazımsızlık, sindirim yetersizliği<br />
DİSPNÖ: Nefes darlığı<br />
DİSTONİ: Kas tonüsünün bozulması<br />
DİSÜRİ: Ağrılı idrar yapma<br />
DİSÜRİ: İdrar yapmakta zorlanma<br />
DİÜRETİK: İdrar atırıcı<br />
DİYARE: İshal<br />
DİZANTERİ: Ağrılı ve sancılı ishalle beliren, yaralara yolaçan bulaşıcı, salğın hastalık<br />
DRASTİK: Kuvvetli müshil yapıcı<br />
DÜŞÜK: Fetusun, gebeliğin 28. haftasından önce ölümü, ve rahmin dışa atılmasıdır.<br />
E.E.G: Elektroansefalografi kelimesi için kullanılan kısaltma.<br />
E.K.G: Elektrokardiogram kelimesi için kullanılan kısaltma.<br />
EDEMA: Ödem, vücudun her hangi bir yerinde hücre dışında anormal su birikmesi.<br />
EPİDİDİMİT: Testis üstbezinin iltihaplanması<br />
EFERVESAN: Suya atıldığı zaman küçük gaz kabarcıkları çıkartarak köpüren, eriyen.<br />
EFFEKT: Tesir, etki.<br />
EFFEKTİF: Etkili, tesirli.<br />
EFFÜZYON: Vücut boşluklarında veya doku içerisinde sıvı birikmesi. “Plevral effüzyon” iki plevra yaprağı arasında sıvı birikmesidir.<br />
EİJAKULASYON: Boşalma (meninin penisten boşalması)<br />
EKİNOKOK: Köpek ve kurtlar, nadiren kedilerde bulunan bir parazit olup larvaları memeli canlılarda büyüyerek hidatik kistleri yaparlar.<br />
EKLAMPSİ: Gebelerde plasentadan gelen toksinlerle oluşan bilinç kaybı ve konvulsiyonlarla birlikte seyreden tablo.<br />
EKLAMPSİ: İlerlemiş gebeliklerde veya doğumdan hemen sonra yüksek kan basıncı, ödem ve idrarda protein yükselmesi ile karekterize nöbetler ve önlem alınmazsa bilincin kaybolması hali.<br />
EKO: Yankı.<br />
EKOENSEFALOGRAM: Beynin ekoensefalografi ile elde edilen çizelgesi.<br />
EKOKARDİYOGRAM: Ekokardiyografi yoluyla elde edilen çizelge.<br />
EKOKARDİYOGRFİ: Kalp, damar sisteminin teşhisinde kullanılan ultrasonik bir yöntem.<br />
EKOLALİ: Hastanın kendisine söylenilen sözleri anlamsız şekilde aynen tekrarlaması.<br />
EKSALASYON: Vecit, kendinde manevi kuvvetler hissetme<br />
EKSİZYON: Bir dokunun çıkartılıp atılması.<br />
EKSOJENİK: Hariçi olan<br />
EKSOKRİN: Salğısını kana aracılığı ile aktaran<br />
EKSOKRİN: Salğısını kanal aracılığı ile dışarı atan<br />
EKTAZİ: Genişleme.<br />
EKTODERM: Derinin en dış tabakası.<br />
EKTOPİ: Her hangi bir organın normal bulunması gereken yerde değilde, vücudun başka bir yerinde olması hali.<br />
EKTROPİON: Göz kapaklarının serbest kenarlarının dış tarafa kıvrılmaları.<br />
EKZEMA: Deride kızarıklık, şişme, veziküller, kaşıntı gibi belirtilerle görülen daha çok psikosomatik nedenli cilt rahatsızlığı. Akut ve Kronik diye ayrıldığı gibi Yaş ve Kuru ekzema cinsleri de vardır.<br />
ELEKTROANSEFALOGRAFİ: Beynin elektriki faaliyetlerinin grafik olarak gösterilmesi.<br />
ELEKTROKARDİOGRAFİ: Kalp adelesinin faaliyetlerinin grafik olarak gösterilmesi.<br />
EMPİRİK: Tecrübeli<br />
EMPOTANS: İkdidarsizlik,<br />
ENDEMİK: Beli bir bölgede sıkca görülen<br />
ENDOJENİK: Dahili olan<br />
ENDOKADİT: Kalbin iç yüzeyindeki zarın iltihaplanması<br />
ENDOKRİN: Iç salğı yapan, salğısını kana veya lenfe aktaran<br />
ENDOKRİN: Salğısını kana ve lenfe akıtan<br />
ENDOKRİNOLOG: Endokrin sistemin yapı, patolojileri ve tedavisi konusunda uzman kişi.<br />
ENDOKRİNOLOJİ: İç salgı bezlerinin fonksiyonlarını, normal dışı çalışma sonucu oluşan hastalıklarını ve bunların tedavilerini inceleyen tıp dalıdır.<br />
ENDOMETRİT: Rahim mukazasının rahim dışında iltihaplanması<br />
ENDOMETRİUM: Rahim mukozası<br />
ENFEKSİYON: Bulaşıcı<br />
ENKÜBASYON: Hastalığa sebep olan bakteri veya virüsün vücuda girdikten sonra hastalığın ortaya çıkmasına kadar geçen süre, kuluçka devresi<br />
ENKÜBASYON: Hastalığa sebep olan etkenin vücuda girişi ile hastalık belitilerinin ortaya çıkması arasında geçen zaman<br />
ENSEFALİT: Beyin iltihaplanması<br />
ENSEFALON: Beyin.<br />
ENTERAL: Bağırsal yoluyla<br />
ENVAZYON: Yayılma, örneğin kafatasındaki bir tümörün beyin dokusuna envazyonu denince tümörün beyine yayılması kastedilir.<br />
EPİLEPSİ: Sara, tutarga<br />
EPİSİTOMİ: Amaliyat sonrası tedavi<br />
EPİTAKİS: Burun kanaması<br />
EPİTEL: Organ ve vücut yüzeylerini örten hücre tabakası.<br />
EPİTLİOMO: Deride gelişen kanserli hücre<br />
EROTİK: Şehvet, erotik<br />
EROZYON: Deri veya mukozada görülen, sınırlı bir bölgede epitel kaybı, yüzeyel yaralar. Örneğin; Cervical erozyon, halk arasında rahim ağzında yara olarak bilinir.<br />
ESKALASYON: Adım adım yükselme (savaş)<br />
ESOTERİK: Mahrem, batını<br />
FALKS SEREBRİ: Beynin sağ ve sol yarı kürelerini birbirinden ayıran, orağa benzediği için bu isim verilen kalın zar.<br />
FALLOP TÜPLERİ: Her biri yaklaşık 10 ar cm. uzunluğunda, uterusun üst köşelerinden yumurtalıklara kadar uzanan iki borudur. Tuba uterina veya uterus tüpleri de denir.<br />
FALLOT’S TETRALOGY: Kalbin doğumsal bir anomalisine verilen isim.<br />
FAMİLYAL: İrsi, kalıtsal, herediter.<br />
FARANJİT: Boğaz iltihaplanması<br />
FARENJİT: Boğaz iltihaplanması<br />
FARİNKS: Yutak.<br />
FASİAL PARALİZİ: Yüz siniri felci, bu sinirin felcinde yüzün yarısı kısmen hareketsiz ve ifadesiz kalır. Santral ve eriferik olmak üzere iki türlü olur.<br />
FASİAL SİNİR: Yüz siniri, yedinci kafa çifti.<br />
FAT: Yağ.<br />
FATAL: Öldürücü, ölümle sonuçlanan.<br />
FEBRİL: Ateşli, hummalı.<br />
FECES: Dişkı<br />
FEÇES: Dışkı.<br />
FEKALİT: Barsakta bir kısım dışkının sertleşmesi sonucu oluşan dışkı taşı.<br />
FEMUR: Uyluk kemiği.<br />
FERMENT: Bazı organların salgılarında bulunup kimyasal değişikliklere etki eden maddeler.<br />
FERMENTASYON: Mayalanma.<br />
FERRİTİN: Demir elementinin vücutta depo edilen şekli.<br />
FERTİL: Gelişme yeteneği olan, doğurabilen.<br />
FERTİLİTE: Doğurma yeteneği, verimlilik.<br />
FETAL: Fetus’a ait.<br />
FETUS: Üçüncü gebelik ayı başından doğuma kadarki devre içinde ana rahmindeki canlıya verilen isim.<br />
FİBRİN: Kanın pıhtılaşmasına yarayan albumin cinsinden bir madde.<br />
FİBRİNEMİ: Kanda fibrin bulunması.<br />
FİBRİNLER: Protein artıklarından oluşan lifler<br />
FİBRİNÜRİ: İdrarda fidrin çıkması.<br />
FİBROM: İyi huylu bağ dokusu uru.<br />
FİBRO-SARKOM: Bağ dokusunun kötü huylu tümörü.<br />
FİBRÖZ: Lif dokusu<br />
FİBROZ: Ödemin sertleşmesi<br />
FİLARİA: Omurgalı canlıların kanında ve dokularında yaşayan kıl kurdu cinsi parazit. Elefantiazis denilen rahatsızlığa neden olur.<br />
FLATULUS: Mide veya bağırsakta toplanan gaz<br />
FOBİ: Herhangi bir nesneden korkma<br />
FRENİK SİNİR: Nervus Frenicus. Göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran diafragmanın sinirine verilen addır.<br />
FRİGİD: Kadında cinsel soğukluk<br />
FUNGUZİT: Mantarları öldürücü<br />
GAİTA: Dşkı<br />
GALAKTEMİ: Kanda süt bulunması.<br />
GALAKTORE: Memeden kendiliğinden süt gelmesi.<br />
GALAKTOSEL: Memede, içi süt dolu kist.<br />
GALAKTOZ: Süt şekeri.<br />
GALAKTOZÜRİ: Gebelerde idrarla galaktoz çıkması.<br />
GALAKTÜRİ: İdrarın süt görünümünde çıkması.<br />
GANGLİON: Lenf bezi, bazı ufak urlara verilen isim.<br />
GANGREN: Dokunun ölmesidir, ancak halk arasında daha çok bir uzvun vücuda bağlıyken ölmesi anlaşılır.<br />
GASTRİT: Mide iltihabı.<br />
GASTRODÜODENİT: Mide ve onikiparmak barsağının iltihabı.<br />
GASTROENTERELOG: Mide, barsak hastalıkları mütehassısı.<br />
GASTROENTERİT: İshalle seyreden mide barsak iltihabı.<br />
GASTROENTEROLOJİ: Mide, barsak hastalıkları bilgisi.<br />
GASTROİNTESTİNAL: Mide – barsak.<br />
GASTROLİT: Mide taşı.<br />
GASTROMEGALİ: Midenin genişlemesi.<br />
GASTRONOMİ: İyi yemek yeme bilimi.<br />
GASTROPTOZİS: Mide düşüklüğü.<br />
GASTROSKOPİ: Hastaya yutturulan bir kamera ile midenin görerek muayene edilmesi.<br />
GİARDİA: Tek hücreli organizmalardandır. Esas adı Giardia Lamblialis olup, sindirim sisteminde yerleşir.<br />
GİARDİASİS: Giardia İntestinalis adlı mikroorgnizmanın sebep olduğu hastalık.<br />
GLOKOM: Karasu, göz iç basıncının artması ile belirgin göz hastalığı<br />
GLOMERÜLİT: Böbrek hücre demetinin iltihaplanması<br />
GLUKOM: Göz basıncının arması, sonucu ortaya çıkan rahatsızlık<br />
GNORE: Bel soğukluğu<br />
GRİND: Yara kabuğu<br />
HABİTÜEL: İtiyadi, alışkanlığa bağlı.<br />
HAİRY-CELL: Tüysü hücreler<br />
HALLUKS: Ayak başparmağı.<br />
HALLÜSİNASYON: Gerçekte olmayan şeyleri algılamak.<br />
HALOTAN: Anestezik bir madde.<br />
HALUSİNASYON: Hayalet görme<br />
HAMARTOM: Yeni oluşmuş kan damarlarında meydana gelen tümör.<br />
HAMARTROZ: Eklem boşluğuna kan dolması.<br />
HARMONİ: Ahenk, uyum<br />
HAŞİŞ: Esrar, haşhaş.<br />
HEMAGLÜTİNASYON: Kan yuvarlarının aglütinasyonu.<br />
HEMANJİEKTAZİ: Kan damarlarının genişlemesi.<br />
HEMANJİOM: Kan damarlarından dogan urlar.<br />
HEMATEMEZ: Kan kusma.<br />
HEMATOLOG: Kan hastalıkları uzmanı.<br />
HEMATOM: Damar veya damarlardan çevresine kann sızması<br />
HEMATOM: Dokuda kan toplanması<br />
HEMATOM: Organ içerisinde veya aralarında kan birikmesi.<br />
HEMATOMİYELİ: Omurilikte kanama.<br />
HEMATOSEL: Testis torbalarında kan birikmesi.<br />
HEMAÜRİ: İdrarda kan görünmesi<br />
HEMİPLEJİ: Yarı felç<br />
HEMORAJİ: Kanama.<br />
HEMOROİD: Basur<br />
HEPATİT: Karaciğer iltihaplanması<br />
HERPES SİMPLEKS: Aynı adı taşıyan virüsün sebep olduğu çeşitli deri ve mukoza bölgelerinde yaygın, küçük, içi sıvı dolu oluşumlar ile belirgin virütik enfeksiyon., uçuk.<br />
HERPES: Uçuk<br />
HERPES: Uçuk, içi sıvı dolu vezikül.<br />
HİOERMENORE: Aşırı ve uzun süreli adethali<br />
HİPERHİDROZİZ: Aşırı terleme<br />
HİPERKROMAZİ: Pigment fazlalığı gösteren.<br />
HİPERMETROP: Yakını net olarak göremeyen kişi<br />
HİPERTANSİYON: Yüksek tansiyon<br />
HİPERTERMİ: Yüksek ateş<br />
HİPERTİROİDZM: Tiroid bezesinin aşırı çalışması<br />
HİPOFİZ: Beyin tabanında burun arkasının üst kısmına uyan bölgede hormon salgılayan bir bezdir.<br />
HİPOFİZ: Mercimek büyüklüğünde bir gude olup hipotalamustan gelen emirlere göre hareketeder.<br />
HİPOGONADİSMUS: Husyelerein yeterince hormon salğılıyamaması<br />
HİPOKONDRİ: Sürekli hasta olduğu vehmine kapılma<br />
HİPOKSİ: Organ ve dokularda oksijen azlığı<br />
HİPOSPADİAS: Penisin doğumsal bir şekil bozukluğudur. İdrar yolunun son kısmı olan üretra’nın dışa açılan deliğinin normal yerinde değil, penisin alt yüzünde herhangi bir yerde olması halidir.<br />
HİPOTALAMUS: Orta beynin altında bulunan bu merkezsinir ve hormonları konturoleder.<br />
HİPOTANSİYON: Alçak tansiyon<br />
HOMOCYSTEİN: Kolesterolu oksitleyen biyojen amin<br />
İDİOPATİK: Oluşumunda bir sebeb gösterilemeyen.<br />
İDİOT: Doğuştan aptal.<br />
İHTİYOZİS: Cildin pul pul ve kuru oluşu ile kendini gösteren bir hastalık.<br />
İKTER: Sarılık.<br />
İKTUS: İnme. darbe.<br />
İLEİTİS: İnce barsak iltihabı.<br />
İLEUM: İnce barsağın son bölümü.<br />
İLEUS: Barsak tıkanması.<br />
İLLUZYON: Dışarıdan gelen görsel uyarıların olduklarından faklı algılanması.<br />
İMBESİL: Geri zekalı.<br />
İMİTASYON: Taklit.<br />
İMMATÜR: Tam gelişmemiş.<br />
İMMİNENT ABORTUS: Düşük tehdidi altındaki gebelik.<br />
İMMİNENT: Tehdit eden.<br />
İMMOBİL: Hareketsiz.<br />
İMMÜN: Bağışık,bulaşıcı hastalıktan muaf.<br />
İMMÜNİTE: Bağışıklık, muafiyet.<br />
İMMÜNİZE: Bağışık kılmak.<br />
İMMÜNOLOG: Bağışıklık uzmanı.<br />
İMMÜNOLOJİ: Bağışıklığı inceleyen bilim.<br />
İMPETİGİNOS: Ağız vebrun civarında önce kabarcıklı, sonra kabuklu yaraların oluşması<br />
İNFLAMASYON: Çeşitli mikrobik ajanlar veya toksinlerine karşı vücudun göstermiş olduğu; hararet artması, kızarıklık ile karakterize iltihabi reaksiyon.<br />
İNİSİAL: Başlamakta olan<br />
İNSOMNİA: Uykuya dalamama<br />
İNSÜLİN: Pancreas tarafından üretilen hormon vücudun şeker oranın denğede kalmasını sağlar.<br />
İNTERMEDİER: Arada oluşan, meydana gelen.<br />
İNTRAEPİTELİAL: Epital hücreleri içerisinde.<br />
İSKEMİ: Beli bir bölgede kansızlık<br />
JARGON: Kelimeleri yerinde kullanamama ile karekterize anlamsız ve anlaşılmaz konuşma.<br />
JEJUNİT: Jejunum iltihabı.<br />
JEJUNUM: Oniki parmak barsağından sonra gelen ince barsak bölümü.<br />
JİGANTİZM: Ergenlik çağından önce oluşan hipofiz bezi tümörlerinde büyüme olayının kontrolden çıkması sonucu oluşan dev görünüm.<br />
JİNEKOLOJİ: Kadın hastalıkları ile ilgili tıp dalı.<br />
JİNEKOMASTİ: Erkeklerde memenin anormal ölçüde büyümesi.<br />
JİNJİVİT: Diştleri iltihabı.<br />
JOİNT: Eklem.<br />
JUVENİL: Gençliğe ait.<br />
KAKOZMİ: Pis koku.<br />
KALP ANJİNİ: Göğüs kafesinde ağrı ve sıkıntı verici bir sıkışm ve burkulma hisi verir<br />
KALP ANJİNİ: Kalp sıkışması ve daralması<br />
KALP ENFAKTÜSÜ: Klap krizi<br />
KALYUM: Potasyum.<br />
KANSEROJEN: Kanser yapıcı<br />
KARDİAK: Kalbe ait.<br />
KARİES: Diş çürüğü<br />
KARİES: Diş çürümesi<br />
KARİNA: Trakeanın (nefes borusu), sağ ve sol akciğerlere girmeden önce ikiye ayrıldığı kısıma verilen ad.<br />
KAŞEKSİ: Genel sağlık durumunun bozukluğu ile ilgili ileri derecede zayıflama hali.<br />
KATABOLİZMA: Maddelerin yüksek terkiplerinin, dokularda yakılarak daha basit terkipte maddeler meydana gelmesi.<br />
KATAR: Mukoza iltihaplanması, mukozit<br />
KATARAK: Göze merceğinin donuklaşması nedeniyle gözün önüne perde inmiş gibi durum<br />
KATETER: Sonda<br />
KELOİD: Eski bir kesi veya ameliyat yerinde aşırı nedbe dokusu oluşmasıdır.<br />
KERATİN: Tırnak ve boynuzun ana maddesi.<br />
KERATİNİZASYON: Boynuzlaşma.<br />
KERATİT: Kornea iltihabı.<br />
KERATOMA: Nasır.<br />
KERATOMETRE: Kornea kavislerini ölçmekte kullanılan alet.<br />
KERATOPLASTİ: Matlaşmış korneanın yerine başkasından alınan korneanın konulması ameliyatı.<br />
KERATOSKOP: Korneayı muayene aleti.<br />
KERNİCTERUS: Yeni doğanın şiddetli ikterinde beynin bazı çekirdeklerinin bilüribinin etkisiyle toksik degenerasyonudur.Çocukta zeka geriliği ve spastisite görülebilir.<br />
KETONEMİ: Kanda keton cisimciklerinin bulunması.<br />
KETONÜRİ: Idrarla keton çıkarılması.<br />
KİFOZ: Omurganın açıklığı öne bakan kanburluğuna verilen ad.<br />
KİNESİYA: Deniz veya araba tutması<br />
KİST HİDATİK: Bazı organlarda (daha çok karaciger, akciğer , beyin) ekinokok adı verilen parazitlerin neden olduğu içi berrak su görünümünde kistler.<br />
KİST SEBASE: Yağ bezlerinin büyümesi sonucu deri altında oluşan kistler.<br />
KİST: Etrafı membranla (zar) çevrili içi sıvı dolu oluşumlar.<br />
KIZAMIK: Salgın yapan virütik bir çocukluk çağı hastalığıdır.<br />
KLEPTOMANİ: İhtiyacı olmaksızın patalojik çalma dürtüsüne verilen addır.<br />
KLİMAKTERİUM: Adet kesilmesi<br />
KLONİK: Kasların istem dışı kasılma ve gevşemesi<br />
KLOSTROFOBİ: Kapalı yerlerden sebebsiz yere korkma reaksiyonudur.<br />
KOCH BASİLİ: Tüberküloz basiline, bulanın adına izafeten verilen ad.<br />
KOLAPS: Kolapsüs<br />
KOLELİTİAZİS: Safra kesesi taşı<br />
KOLESİSTİT: Safra kesesi iltihabı<br />
KOLESTEROL: Hayvansal ve bitkisel yağların içerisinde bulunan, karaciğer tarafından sentez edilen bir maddedir. Kanda normalden fazla bulunması halinde, damar sertliğine neden olur, ve bazanda safra pigmentleri ile birleşerek safra taşlarının oluşumunda rol oynar.<br />
KOLİK: Kramplı ağrılar.<br />
KOLLAJEN HASTALIĞI: Bağ dokusu hastalığı<br />
KOLİT: Kalın bağırsak iltihabı<br />
KOLONİT: Kalın bağırsak iltihabı<br />
KONJUNKTİVİT: Göz akı iltihaplanması<br />
KONTRAKSİYON: Büzülme, çekilem, tenakkuz<br />
KONTRASİYON: Kalp kaslarını büzücü<br />
KONVÜLSİON: Çırpıntı<br />
KORPUS: Gövde.<br />
KRAMP: Kas veya kas grubunun aniden istem dışı ağrılı kasılma<br />
KRON: Taç<br />
KRUP: Krup hastalığı<br />
KUMULATİF: Birikme, yığılma<br />
KÜRTAJ: Küretajın kelime anlamı kazımaktır. Ama burada adı geçen Kürtaj halk arasında, küçük hamileliklerde rahim içerisindeki ceninin tıbbi müdahele ile alınması kastedilmektedir.<br />
LABİL: Kararsız, çabuk değişen.<br />
LAGOFTALMİ: Göz kapaklarındaki bozukluk nedeniyle gözlerin tam kapanmaması hali.<br />
LAKRİMA: Göz yaşı.<br />
LAKTASYON: Annenin süt verme devresi.<br />
LAKTOZ: Süt şekeri<br />
LAKÜN: Küçük boşluk, delik.<br />
LAP: Lenfadenopati’nin kısaltılmış şeklidir. Lenfadenopati, lenf bezlerinde büyüme anlamına gelir.<br />
LAPARATOMİ: Teşhis amaçlı veya ameliyat için karın boşluğunun açılması.<br />
LAPAROSKOPİ: Ucunda kamera olan, laparoskop denilen aletle karın boşluğunun endoskopik incelenmesi.<br />
LAPPİG: Loplu<br />
LARENGOSKOP: Bogazın muayenesine yarayan aynalı ışıklı alet.<br />
LARENGOSKOPİ: Gırtlağın içinin larengoskop ile muayenesi.<br />
LARENJİT: Gırtlak iltihaplanması<br />
LARENJİT: Larenks iltihabı, gırtlak iltihaplanması<br />
LARENKS: Gırtlak.<br />
LARVA: Tırtıl, kurtçuk.<br />
LENF ÖDEMİ: Lenfin su toplaması<br />
LENFATİK SİSTEM: Beyaz kann dolaşımı<br />
LENFOM: Lenf bezi kanseri<br />
LENFOMA: Başlangıcını lenfoid dokudan almış ur, lenf kanseri<br />
LENS: Göz merceği<br />
LEZYON: Genel anlamda henüz tam olarak niteliği tespit edilmemiş bozukluk.<br />
LİBİDO: Cinsel arzu, şehvet<br />
LİGAMENT: Vücudun muhtelif eklemlerinde, organlarında bulunan bağlara verilen isimdir.<br />
LİPAZ: Yağları, yağasitleri ve gliserola çeviren enzim<br />
LUMBAGO: Bel ağrısı<br />
MAGNET: Mıknatıs.<br />
MAKRO: Büyük.<br />
MAKROFAJ: Bakteri ve virüsleri zararsızhale getiren alyuvarların bir alt türevi<br />
MAKROFAJ: T-Öldürücü hücreleri, bakteri, virüs ve manatarlar gibi mikrolara karşı mücadeleeder.<br />
MAKROSEFALİ: Başın (beynin) normalden büyük olması.<br />
MALABSORBSİYON: Emilimin bozuk oluşu.<br />
MALADİ: Hastalık.<br />
MALARYA: Sıtma.<br />
MALASİ: Keyifsizlik, kırıklık.<br />
MALE: Erkek.<br />
MALFONKSİYON: Her hangi bir organın yetersiz veya dengesiz görev yapması.<br />
MALFORMASYON: Kusurlu oluş, sakatlık.<br />
MALİN: Habis, kötü huylu.<br />
MALLEOL: Ayak ekleminin her iki tarafındaki kemik çıkıntılarına verilen isim.<br />
MALLEUS: Orta kulaktaki çekiç kemik.<br />
MALNUTRİSYON: Sağlık için şart olan, vitamin, mineral, protein ve benzeri maddelerin yetersiz alınmasından doğan hastalıkları tanımlayan bir terimdir.<br />
MALPRAKTİS: Tıpta yanlış, özensiz tedavi.<br />
MAMİLLA: Meme başı.<br />
MAMMA: Meme<br />
MAMOGRAFİ: Meme filmi.<br />
MANDİBULA: Alt çene kemiği.<br />
MANİ: Aşırı neşe şeklinde beliren psişik hastalık.<br />
MANİFEST: Aşikar, gizli olmayan.<br />
MARFAN SENDROMU: Sebebi bilinmeyen herediter genetik bir hastalık.<br />
MARİHUANA: Esrar.<br />
MASTEKTOMİ: Ameliyatla memenin alınması.<br />
MASTEKTOMİ: Memenin her hangi bir rahatsızlık nedeniyle alınmasıdır.<br />
MASTİT: Göğüs iltihaplanması<br />
MASTİT: Memenin iltihabıdır, emziren annelerde sütün birikmesi nedeniyle veya meme başındaki çatlak nedeniyle sık rastlanan bir durumdur.<br />
MASTODİNİ: Meme ağrısı<br />
MASTOİDEKTOMİ: Mastoid hücrelerin iltihaplanması nedeniyle mastoid kemiğin çıkartılması ameliyatıdır.<br />
MASTOİDİT: Kulak arkasında bulunan mastoid kemikteki, mastoid hücrelerinin iltihabıdır. Genellikle orta kulak iltihaplarını takip eder.<br />
MAZOHİST: İşkenceden zevk alan, işkence tarzı hareketlerden cinsel haz duyan.<br />
MENENJİT: Beyin zarları iltihabı<br />
Menenjit: Beyinzarı iltihaplanması<br />
MENOPOZ: Adet kesilmesi<br />
MENOPOZ: Adetten kesilme.<br />
MENORAJ: Aşırı süreli adet hali<br />
MENORAJİ: Uzun süren adethali<br />
MENORE: Adet hali<br />
MENSTRUAL SİKLUS: Adet görme dönemleri, iki adet arası.<br />
MENSTRUAL: Menstruasyonla ile ilgili, adet görme ile ilgili.<br />
MENTAL RETERDATION: Zeka gelişiminde gerilik.<br />
MENTRUASYON: Adet görme, ay başı. (bayanlarda periodik kanama)<br />
METASTATİK: Metastaz yapmış lezyona verilen isim. (Başka bir organdan atlamış tümöral oluşum)<br />
METASTAZ: Herhangi bir organdaki kanser hücrelerinin, vücudun başka bir bölümüne atlamasıdır.<br />
METRİT: Rahim iltihaplanması<br />
MİGREN: Yarım başağrısı<br />
MİKOTOKSİN: Mantarlar tarafından salğılanan toksik madde<br />
MİKOTOKSİN: Mantarlarin slğıladığı zehirli maddeler<br />
MİKOZ: Mantarlar, genelikle sindirim ve nefes yollarında yaşayan parazi bakteri ve virüslerdendetehlikeli olabilir.<br />
MİKOZİS: Mantarlar, genelikle sindirim ve nefes yollarında yaşayan parazi bakteri ve virüslerdende tehlikeli olabilir.<br />
MİKROPLAR: Hastalık yapıcı bakteri, virüs ve mantarlar<br />
MİSTERİÖZ: Gizli, saklı, esrarengiz<br />
MİTOZ: Hücre bölünmesi.<br />
MİYOKARDİT: Kalp kaslarının iltihaplanması<br />
MİYOKARDİT: Kalp kaslarının iltihaplanması<br />
MİYOM: Uterus adalesinin iyi huylu tümörüdür.<br />
MİYOPİ: Uzağı görememe<br />
MORBUS HODGKİN: Lenfom, Lenf bezi kanseri<br />
MORBUS: Hastalık<br />
MUKOLİTİK: Mukus’u eriten anlamındadır. Yani, akciğerlerde oluşan ve katılığı nedeniyle çıkarılmakta güçlükle karşılaşılan mukus’un (balgam) kıvamını azaltarak, atılmasını sağlayan ilaçlar.<br />
MUKOZA: Bazı organların iç yüzlerini kaplayan ve salgı üreten doku tabakası, iç deri<br />
MUKOZA: Sümmüksü iç deri<br />
MUKOZİT: Mukoza iltihaplanması<br />
MUKUZ: Mukozan salğıladığı yapışkan sıvı (tükrük, sümük vb. )<br />
MUKUZ: Sümüksü salğı<br />
MS: multiple sclerosis veya disseminated sclerosis demek olup, beyin ve omurilikte görülen yer yer sertleşmeler nedeniyle kaslarda felce varan kuvvet kaybı ve istemli hareketleri konturol edememe ve diger sinirsel hastalıklarla kendini beli eden hastalık<br />
MUTAJENİK: Genetik değişim yaratan<br />
NANOSOMNİ: Cücelik<br />
NARKOANALİZ: Psikanalize yardımcı olmak amacıyla, bir narkotik ilacın kullanılmasıdır.<br />
NARKOLEPSİ: Önüne geçilemiyecek kadar şiddetli uyuma eğilimi.<br />
NARKOTİK: Uyutucu, uyuşturucu.<br />
NARKOZ: Ameliyat yapmak için duyu, hareket ve bilincin damar yolu veya solunum yolu ile narkotik madde verilerek uyuşturulmasıdır.<br />
NARSİZM: Kendi kendini sevmek anlamına gelir.Aslında gelişimin normal bir safhasını teşkil eder,ancak hayatın ileri devrelerinde varlığı anormal sayılır.<br />
NATAL: Doğuşa ait.<br />
NATRİUM: Sodyum.<br />
NATUREL: Normal, tabii.<br />
NAUSEA: Mide bulantısı.<br />
NAZOFARİNKS: Burnun arka kısmı ile yutağın komşuluk yaptığı bölge.<br />
NEBULİZER: Sıvıyı püskürterek uygulamaya yarayan alet.<br />
NEFRİT: Böbrek iltihaplanması<br />
NEFRON: Böbrek hücresi<br />
NEMFOMANİ: Kadınlarda görülen aşırı cinsel arzu<br />
NEMFOMANYAK: Aşırı cinsel arzulu kadın<br />
NEONATAL: Yeni doğana ait.<br />
NEOPLAZİ: Patalojik anlamda yeni doku oluşumu.<br />
NERVİT: Sinir iltihaplanması<br />
NEVRALJİ: Sinirsel ağrı<br />
NEVROZ: Hafif psikoljik rahatsızlık<br />
NİKTÜRİ: Gece sık sık idrar yapma<br />
NODÜL: Yuvarlak, çapı 1 cm’den küçük patolojik oluşumlar.<br />
NÖRASTENİ: Sinirsel yorğunluk<br />
NÖRODERMATİT: Allerjik ekzem iltihaplanması<br />
NÖRODERMATOZ: Allerjik ekzem<br />
NÖROLEPTİKA: Epilepsiya karşı ilaç<br />
NÖROLOJİ: Asabiye, sinir hastalıkları.<br />
NÖRON: Sinir hücresi<br />
NÖROŞİRÜRJİ: Beyin cerrahisi.<br />
NÖROTRANSMİTTER: Sinir hücreleri arasında haber taşıyan madde<br />
OBDUKSİYON: Otopsi.<br />
OBEZ: Şişman.<br />
OBEZİTE: Şişmanlık.<br />
OBJE: Görülebilen veya dokunulanilen herhangi bir şey.<br />
OBJEKTİF: Duyulup, görülebilen, idrak edilebilen.<br />
OBLİTERASYON: Vücuttaki boşlukların tıkanması.<br />
OBSERVASYON: Müşahade.<br />
OBSESYON: Daimi endişe, fikri sabit, nöroz.<br />
OBSTETRİ: Doğum bilgisi.<br />
OBSTRÜKSİYON: Tıkanma, engel.<br />
ÖDEM: Vücutta anormal miktarda su toplanmasıdır.Kalp, damar ve böbrek hastalıklarının bir belirtisi olabildiği gibi bazı allerjik durumlarda ve beyin travmalarında ciddi sonuçlar doğurabilir.<br />
ODİOGRAM: Kulağın işitme gücünün kaydıdır, odiometri cihazı ile ölçülür.<br />
ODONTOİD: Diş şeklinde.<br />
OEDİPUS KOMPLEKSİ: Erkek çocuğun annesine karşı duyduğu bilinçsiz yakınlık nedeniyle babasını kıskanması ve bununla ilgili ruhsal bozukluklar kompleksine verilen isimdir.<br />
OFTALMİK: Göze ait.<br />
OFTALMOLOJİ: Göz ve göz hastalıkları ile uğraşan bilim dalı.<br />
OFTALMOLOJİST: Göz hastalıkları uzmanı, göz mütehassısı.<br />
OFTALMOPLEJİ: Göze ait sinirlerin felci sonucu göz kapağının düşmesi ve gözün hareket edememesi ile birlikte oluşan tablo.<br />
OFTALMOSKOP: Göz içi muayenesinde kullanılan bir alet.<br />
OFTALMOSKOPİ: Oftalmoskop ile gözün içinin muayene edilmesi.<br />
OFTALMOTONOMETRİ: Göz içi basıncın ölçülmesi.<br />
OKKULT: Gizli, kapalı.<br />
OKLUDE: Kapalı, tıkalı.<br />
OKSİPUT: Başın arka kısmı.<br />
OKÜLER: Göze ait.<br />
OKULOMOTORYUS: Gözü hareket ettiren sinirlerden birisidir. (3.kafa çifti Nervus Oculomotorius)<br />
OLEKRANON: Dirsekteki çıkıntı.<br />
OLFAKTORYUS: Koku siniri. (Nervus Olfactorius)<br />
OLİGO: Geri, küçük.<br />
OLİGODENDROGLİOMA: Sinir sistemi destek dokusuna ait, özellikle beyincikte görülen kötü huylu tümör.<br />
OLİGOMENORE: Seyrek görülen adethali<br />
OLİGOSPERMİ: Menide spermatozoidlerin normalden az oluşu.<br />
OLİGÜRİ: İdrarın normalden az çıkartılması<br />
OMENTUM: Karın içerisinde, barsakları örten oluşum.<br />
ONANİZM: Genital organlar ile oynayarak kendi kendine tatmin.<br />
ONKOLOJİ: Tümöral oluşumlarla ilgili bilim dalı.<br />
OPAK: Donuk, şeffaf olmayan.<br />
OPERABL: Ameliyat edilebilir, ameliyat edilmekle halen bir şansı olan. ( aksi; inoperabl )<br />
OPERASYON: Cerrahi müdahale, ameliyat.<br />
OPİAT: Afyonlu ilaç, uyuşturucu.<br />
OPİSTOTONUS: Bazı hastalıklarda vücudun ekstansör (gerici ) kaslarının gerilmesi sonucu gövdenin yay biçimi alarak kasılmış hali.<br />
ORŞİT: Testis iltihaplanması<br />
ÖSTAKİ BORUSU: Orta kulakla nazofarenksi birleştiren, atmosfer basıncı ile orta kulak içi basıncı dengeliyen yola verilen isimdir.<br />
OSTEOFİT: Kemiklerde patalojik olarak oluşan çıkıntı şeklindeki oluşumlar.<br />
OSTEOGENESİS İMPERFEKTA: Kemiklerin kolayca kırılacak şekilde gevrek oluşu ile karekterize kalıtsal nitelik gösteren hastalık.<br />
OSTEOGENESİS: Kemik oluşumu, kemiklerin gelişimi.<br />
OSTEOİD: Kemik gibi, kemiğimsi.<br />
OSTEOJENİK: Kemik yapıcı.<br />
OSTEOLİZ: Kemiğin çürümesi, nekrozu, erimesi.<br />
OSTEOMALASİ: Kemiklerin yumuşaması ile karekterize bir hastalık.<br />
OSTEOMİYELİT: Kemik iltihabı.<br />
OSTEOPLASTİ: Kusurrlu kemiği düzeltme veya sağlam kemikle değiştirme ameliyatı.<br />
OSTEOPOROZ: Kemik erimesi<br />
ÖSTROJEN: Yumurtalıklardan salgılanan ve insanlarda sekonder cinsel karakterlerin gelişmesini sağlıyan hormondur.<br />
ÖTENAZİ: Kısaca ölüm hakkı da denilebilir. Yasal değildir.<br />
OTİTİS MEDİA: Ortakulak iltihaplanması<br />
OTOİMMÜN: Vücudun dokusuna karşı antikor üretmesi<br />
OTOJEN: Kendi kendine canlılık kazanma (Meditasyonla vb.)<br />
OVOBLAST: Yumurtanın geliştiği hücre, yumurta hücresi.<br />
OVOSİT: Olgunlaşma devresinden önceki dişi cinsiyet hücresi.<br />
OVÜLASYON: Kadınlarda yumurtalıklarda ovüm’ün (Yumurtanın) atılmasıdır. Ovülasyon genellikle adet dönemlerinin ortasına rastlayan 11-14. günler arasında olur.<br />
ÖZEFAGUS: Yemek borusuna verilen isimdir, yutak ile mideyi birleştirir.<br />
PAKİMENENJİT: Beynin en dış zarının (dura mater) iltihabıdır.<br />
PALİLALİ: Psikolojik bir bozukluk olup, aynı cümle veya kelimenin bir çok defa tekrarlanmasıdır.<br />
PALPASYON: Elle dokunularak yapılan muayene.<br />
PALPİTASYON: Kalp çarpıntısı.<br />
PALSY: Felç, inme.<br />
PALYATİF: Hafifletici.<br />
PAN: Bütün.<br />
PANARİS: Tırnak yatağı iltihabı, dolama.<br />
PANARTERİT: Bütün arterleri kapsayan iltihabi durum.<br />
PANDEMİ: Salgın bir hastalığın kıta düzeyinde çok geniş bir alana yayılmasına verilen isimdir.<br />
PANKARDİT: Kalbin bütün zarlarının iltihabı.<br />
PANKREAS: Karın boşluğunun üst tarafında ve bel omurlarının ön kısmında yerleşik bir organdır.Salgılarıyla sindirm fonksiyonuna yardımcı olur ve kan şekerini düzenler.<br />
PANKREATİT: Pankreas iltihabıdır.<br />
PANOFTALMİ: Gözün bütün tabakalarının iltihabı.<br />
PANSİNÜZİT: Bütün yüz sinüslerinin iltihabı.<br />
PAPAVERİN: Opiumdan elde edilen, düz kasların spazmını çözücüetkiye sahip bir alkaloid.<br />
PAPİLLİT: Görme sinirinin retinaya girdiği yerin ödemli iltihabı.<br />
PAPİLLOKARSİNOM: Kötü huylu papillom.<br />
PAPİLLOM: Meme başı gibi çıkıntılar yapan iyi huylu tümörler.<br />
PAPÜL: Ciltteki, sınırları belirgin, kabarık, 1 cm’den küçük çaplı lezyonlardır.<br />
PARA: Yanında, yan.<br />
PARAKARDİAK: Kalbin yanında, kalbe komşu.<br />
PARALİTİK: Felç olan, felçli kişi.<br />
PARALİZİ: Felç.<br />
PARAMEDİAN: Orta hattın yanında, orta hatta yakın.<br />
PARAMEDİKAL: Bir dereceye kadar tıpla ilgili, hekimliği kısmen ilgilendiren.<br />
PARANAZAL: Burun boşluğunun yanında, buruna komşu.<br />
PARANKİM: Bir organ yada bezin görev gören dokusudur. Örneğin, karaciğer parankimi denildiği zaman, karaciğerin bütünü anlaşılır.<br />
PARAOZEFAGEAL: Özefagusun ( yemek borusu ) yanında yer alan.<br />
PARAPAREZİ: Belden aşağı her iki bacağın kısmi felci, örn. hareket olup, yardımsız yürüyecek kadar güç olmaması.<br />
PARAPLEJİ: Belden aşağı her, iki bacağın tutmaması, felç hali.<br />
PARASENTEZ: İçinde su veya cerahat toplanmış bir vücut boşluğundaki sıvıyı çıkarmak için yapılan delme ameliyatı.<br />
PARATİROİD: Tiroid bezi arkasında bulunan dört adet küçük beze verilen isim.<br />
PARATİROİDEKTOMİ: Paratiroidlerin ameliyatla çıkartılması.<br />
PARATRAKEAL: Nefes borusunun yanında yer alan.<br />
PARAVERTEBRAL: Omurganın ( Vertebral Kolon ) yanında yer alan.<br />
PARAZİT: Asalak.<br />
PARAZİTEMİ: Kanda parazit bulunması.<br />
PARENKİM: Organın kendine özel doku yapısı.<br />
PARENTERAL: İlaç veya serumların ağız yolu ile değil damar yolu, adele içi gibi yollarla verilmesi.<br />
PARESTEZİ: Uyuşma, karıncalanma veya yanma hissi gibi duyusal bozukluklar.<br />
PARİETAL KEMİK: Kafatasının her iki yan tarafındaki kemiklere verilen isim.<br />
PARKİNSON: Parkinson hastalığı<br />
PAROKSİSMAL: Ani ve geçici krizler halinde gelen.<br />
PAROTİS BEZİ: Kulak altı tükrük bezi.<br />
PAROTİTİS: Kabakulak.<br />
PARSİYEL: Bütününü kapsamayan, tam olmayan, kısmi.<br />
PARTİKÜL: Parçacık, zerre.<br />
PARTUS: Doğum.<br />
PATALOJİK: Hastalık yapıcı<br />
PATELLA: Diz kapağı kemiği.<br />
PATOGENEZ: Hastalığın esas ve gelişimi.<br />
PATOGNOMONİK: Bir hastalık için çok özel belirti, bu varsa mutlaka o hastalık akla gelmelidir gibi.<br />
PATOJEN: Hastalık yapan madde veya mikroorganizmalar.<br />
PATOLOG: Hastalık nedeni ile dokularda meydana gelen değişimleri inceleyen bilimle uğraşan kişi.<br />
PATOLOJİK: Normal olmayan, hastalıklı.<br />
PEDİATRİ: Çocuk hastalıkları ile uğraşan tıp dalı.<br />
PEDİATRİST: Çocuk hastalıkları uzmanı.<br />
PELVİS: Leğen kemiği.<br />
PENİS: Erkek cinsel organı.<br />
PERİKARD: Kalp kesesi<br />
PERİTON: Karın içi organları çepeçevre saran, karın boşluğunun iç yüzünü örten zardır.<br />
PERİTONİT: Peritonun iltihabıdır.<br />
PERORAL: Ağız yolu ile.<br />
PESTİZİD: Haşere öldürücü<br />
PETEŞİ: Ciltte nokta biçiminde kanamalar. (Damar dışına kan çıkması)<br />
PHENOTYPE: Kişinin kalıtsal yapısının dışa akseden görünümü, aynı tür fertlerini belirleyen, gözle görülebilen özelliklerin tümü.<br />
PİTRİASİS: Daha çok gövdede ve uzuvların gövdeye yakın yerlerinde yerleşen, bazan kepeklenme gösteren bir cilt hastalığıdır.<br />
PİYELİT: Böbrek yatağını iltihaplanması<br />
PLAK: Plak, dermatologlar için açık bir anlamı olan ancak başkaları tarafından genellikle anlaşılmayan bir terimdir. Yüksekliğine oranla kapladığı alan geniştir ve keskin bir kenarı vardır. Plaklar en sık sedef hastalığında (psöriasis) görülür.<br />
PLAQUES: Protein artıklarından oluşan birikintiler<br />
PLEVRA: Akciğerleri ve göğüs kafesinin iç yüzünü örten zar.<br />
PLEVRAL: Plevraya ait.<br />
PLÖREZİ: Plevra iltihabı. Akciğerin üzerini örten plevra ile göğüs duvarını örten iki plevra yaprağı arasında sıvı birikmesi.<br />
PLÖRİT: Plevranın, sıvı birikmeksizin kuru iltihabı.<br />
POLİARTRİT: Birden çok eklemin iltihaplanması<br />
POLİKİSTİK: Bazı organlarda çok sayıda içi sıvı ile dolu oluşumlara verilen addır. Polikistik böbrek, polikistik meme gibi.<br />
POLİP: Organların ve vücut boşluklarının iç yüzünü kapsayan mukoza adı verilen tabakadan menşeini almış, saplı iyi huylu küçük ur.<br />
POLİÜRİ: Sık sık idrar yapma<br />
POLLEN: Çiçek tozu<br />
POLLİNOSİS: Bahar nezlesi<br />
PROLAPSUS: Disk sarkması<br />
PROSTAT: Erkeklerde mesanenin altında ve idar yolunun başlangıcında bulunan genital sisteme ait bir bez.<br />
PROSTATİT: Prostat iltihabı.<br />
PROTEİNAZ: Proteinları parçalayan enzim<br />
PSÖDOKRUP: Girtlak iltihaplanması<br />
PSORİASİS: Halk arasında sedef hastalığı olarak bilinir. Sık rastlanan, özellikle diz ve dirseklerde ve vücudun diğer bölgelerinde rastlanan simetrik, kırmızı, kabuklanma ve pullanma gösteren bir cilt hastalığıdır. Sebebi bilinmemektedir. Bkz Resim<br />
PULMONER ARTER: Akciğerin büyük besleyici arteri.<br />
PULMONER: Akciğer veya akciğerlerle ilgili.<br />
PÜSTÜL: Ciltte, içerisinde cerahat bulunan kabarık lezyonlardır.<br />
RABİES: Kuduz.<br />
RADİKAL: Sebebe yönelik, köklü.<br />
RADİKÜL: İnce dal, küçük kök.<br />
RADİKÜLİT: Omurilikten çıkan sinirlerin (spinal sinir) kök iltihabıdır.<br />
RADİKÜLOPATİ: Spinal sinir köklerini tutan herhangi bir hastalık.<br />
RADİUS: Ön kolun dış tarafında (baş parmak tarafında) bulunan kemiktir.<br />
RADYOAKTİF: Radyasyon yayan özelliğe sahip.<br />
RADYODERMATİT: Işına maruz kalmış ciltte meydana gelen dermatit.<br />
RADYOLOJİ: Genel anlamda X ışınları,ses dalgaları veya diger yöntemleri kullanarak teşhis hizmetleri veren tıp dalıdır.<br />
RADYOTERAPİ: Işınlama kullanılarak yapılan tedavi yöntemi.<br />
RAHİM: Uterus, döl yatağı.<br />
RAŞİTİZM: D vitamini eksikliğinin neden olduğu, çocuklarda görülen bir hastalıktır.Kemik teşekkülünün tam olmaması nedeniyle tedavisi geciktirilmiş, ihmal edilmiş vakalarda uzun kemiklerde deformiteler teşekkül eder.<br />
REFRAKSİYON: Kırılma.<br />
REFRAKTOMETRE: Görme bozuklukluklarını ölçen cihaz.<br />
REGENERASYON: Hücrelerin yenilenmesi<br />
REGRESYON: Bir hastalık belirtisinin gerilemesi, şiddetinin azalması.<br />
REGURJİTASYON: Yenilen yiyecek ve içeceklerin, kusma olmaksızın ağıza geri gelmesi.<br />
REHABİLİTASYON: Fiziki hareket kusurlarını düzeltme, yeniden kazandırma.<br />
REJENERASYON: Harap olmuş bir dokunun kendini yenilemesi, tamiri.<br />
REJİONAL: Bir bölgeye ait.<br />
REKTUM: Son bağırsak, kaın bağırsağın son kısmı<br />
RELAKSANS: Rahatlama<br />
RELAKSİN: Gebelik esnasında meydana gelen ve doğum işlevinde gevşetici rol oynayan hormon.<br />
REMİSYON: Hastalık belirtilerinin sönmesi.<br />
RENAL ARTER: Böbrek arteri.<br />
RENAL: Böbrekle ilgili.<br />
REPRODUKTİF : Çoğalabilen.<br />
RESPİRASYON: Solunum, nefes almak.<br />
RESPİRATUVAR SİSTEM: Solunum sistemi.<br />
RETANSİYON: Birikme, toplanıp kalma.<br />
RETİKÜLER: Ağ gibi, ağ biçiminde.<br />
RETİNA: Gözün ağ tabakası<br />
RETİNA: Gözün en iç tabakası, ağ tabaka.<br />
RETİNİT: Retina iltihabı.<br />
RETROBULBER NÖRİT: Görme sinirinin, gözün arka kısmındaki bölümünün ani görme kaybı ile karekterize iltihabi durumu.<br />
RETROBULBER: Göz küresinin arka kısmı.<br />
RETROGRESSİV: Gerileyen.<br />
RETROPERİTONEAL: Periton zarının arkasında.<br />
RETROVERSİ: Bir organın normal konumda değil arkaya doğru eğik durumda olması.<br />
REVASKÜLARİZASYON: Yeniden damarlanma.<br />
REYNAUD: Sebebi bilinmeyen, daha çok orta yaşlı kadınlarda rastlanan bir rahatsızlık olup, özellikle soğuğa maruz kalınca parmaklarda morarma ve hissizleşme ile karakterize bir damar rahatsızlığıdır.<br />
REZEKSİYON: Bir organ veya vücut kısmının bir bölümünün veya tamamının çıkartılması.<br />
REZİDÜ: Artık, bakiye.<br />
REZİDÜEL: Kalan, artan.<br />
REZİSTAN: Mukavim, dirençli.<br />
REZİSTANS: Direnç, mukavemet.<br />
REZORBSİYON: Emilme.<br />
SADİST: Başkasına işkence etmekten zevk alan kişi.<br />
SADİZM: Başkalarına acı vermekten cinsel haz duyma.<br />
SAFRA KESESİ: Karaciğerden salgılanan safranın toplandığı kese şeklindeki organ<br />
SAFRA: Karaciger tarafından salgılanan, yeşilimsi kahverengi bir sıvıdır.<br />
SAGİTTAL: Vücudu sol, sağ şeklinde ortadan ayıran düzlem.<br />
SAK: Kese, torba.<br />
SAKKÜLER: Keseye benzer, torba gibi.<br />
SAKRALİZASYON: Beşinci bel omuru ile kuyruk sokumu kemiğinin birleşik olmasına verilen isim.Yapısal bir farklılıktır.<br />
SAKROİLİAK EKLEM: Sakrumla kalça kemiğinin, sağda ve solda yapmış olduğu eklem.<br />
SAKRUM: Kuyruk sokumu.<br />
SALİSİLİK ASİT: Ateş düşürücü etkisi olan ve aspirin yapımında kullanılan bir madde.<br />
SALMONELLA: Bir bakteri türü.<br />
SALPENJİT: Tuba uterinaların iltihabı.<br />
SALPİNKS: Tuba uterina, rahimle yumurtalıklar arasındaki geçişi sağlayan, sağlı sollu iki tarafta bulunan tüpler.Tüplerin tıkalı olması kısırlığa neden olur.<br />
SEBORE: Yağ bezelerinin aşırı yağ salğılaması<br />
SEDASYON: Hastanın sakinleştirilmesi.<br />
SEFALJİ: Baş ağrısı<br />
SELLULİTS: Bağdokusu iltihabı<br />
SEMPTOM: Patalojik durumu veya hastalğı göstermek üzere vücutta meydana gelen belirti<br />
SEMTOM: Hastalığın belirtileri<br />
SENDROM: Belli belirtilerin oluşturduğu klinik gösteri<br />
SENKOP: Bayılma<br />
SEROTONİN: Bu hormonun yetersizliği sinirsel vepsikolojik rahatsızlıklara sebep olur.<br />
SİMPLEKS: Tek maddeden oluşmuş, basit, sade.<br />
SİNUZİT: Burun boşluğu-, alın boşluğu-, ve çene boşluğundan birinin veya bir kaçının iltihaplanması<br />
SİNÜZİT: Sinüs adı verilen yüzdeki kemik boşlukların iç yüzünü kaplayan mukoza iltihabına ve boşlukta cerahat toplanmasına sinüzit adı verilir.<br />
SİROZ: Bir organda sertleşme ve nedbeleşme ile karakterize fibröz doku oluşumuna verilen isimdir. Ancak bu terim hemen her zaman karaciğerin görevini yapamamasıyla ilgili, kronik karaciğer iltihabı için kullanılır.<br />
SİSTİS: Mesane<br />
SİSTİT: Mesane iltihaplanması<br />
SİSTİTİS: Mesane iltihaplanması<br />
SİSTOLİK: Kalbin kasılma devresi<br />
SİTOLOJİ: Hücre bilimi.<br />
SKOLYOZ: Omurganın sağ veya sola doğru eğrilikleri ile karakterize şekil bozukluğu.<br />
SKROTUM: Testis torbası, scrotum<br />
SNORE: Horlama<br />
SOMATOSTATİN: Gelişimi önleyen hormon<br />
SOMATOTROPİN: Gelişim hormonu<br />
SPİNAL: Omur<br />
SPİRAL: Spiral, helazon<br />
SPONDİL: Omur<br />
SPONDİLİT: omur veya omurlaın iltihaplanması<br />
SPORN: Mahmuz<br />
STERİL: Kısır<br />
STERİLİTET: Kısırlık<br />
STERNUM: İman kemiği.<br />
SUBKARİNAL: Karinanın altında. (Karina: Trakea’nın ikiye ayrıldığı yere verilen isim)<br />
SUBPLEVRAL: Akciğer zarının altında.<br />
SÜT BEZESİ: Meme dokusu içerisindeki süt üreten bezler.<br />
ŞUUR: Bilinç<br />
TABES DORSALİS: Sfilizin ilerlemiş döneminde sinir sistemi tutulumuna bağlı olarak dengesizlik, yürüme güçlüğü görme bozuklukları ile seyreden tabloya verilen isimdir.<br />
TAKİPNE: Çok hızlı solunum.<br />
TALAMUS: Orta beyindeki bir cekirdek grubuna verilen addır.<br />
TALASEMİ: Kalıtsal bir kan hastalığıdır.akdeniz kıyılarında yaşayanlarda daha sık görülür.<br />
TARTAR: Diş taşı.<br />
TAŞİKARDİ: Kalp çarpıntıcı<br />
TELEKARDİOFON: Kalp seslerini hastadan uzakta dinleten alet.<br />
TELENJEKTAZİ: Deride veya mukozalarda kırmızı lekeler şeklinde görülen kılcal, arteriol ve venüllerin genişlemesinden oluşan lezyonlar.<br />
TELEPATİ: Beş duyu işe karışmaksızın düşüncelerin, bu duyuların üstünde bir yolla aktarılması.<br />
TEMPORAL BÖLGE: Şakak bölgesi.<br />
TENDİNİT: Tendon iltihabı.<br />
TENDON: Kasların kemiklere yapışmasını sağlayan yapılar.<br />
TENESMUS: Rektum veya mesanenin iltihaplı durumlarında görülen, ağrılı işeme veya defekasyon duygusu.<br />
TENYA: Barsak paraziti, şerit, yassı solucan.<br />
TERATOJENİK: Organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan<br />
TESTİS: Husye, brada erkeklik hormonları dalğılanır.<br />
TESTİS: Husye, haya<br />
TESTOSTERON: Erkek seks hormonuna verilen addır.<br />
TİNNİTUS: Kulak çınlaması<br />
TONSİLLİT: Bademcik iltihaplanması<br />
TORAKALJİ: Göğüs ağrısı<br />
TREMOR: İrade dışı titremelere verilen addır.<br />
TROMBOZ: Kan damarlarının pıhtı veya ateron (kolesterol) plakları oluşarak tıkanmasıdır.<br />
ULCUS: Ülser<br />
ULNA: Önkolun iki kemiğinden içte (serçe parmağı tarafında)bulunanıdır.<br />
ÜLSER: Geniş anlamıyla deri ya da mukoza altı dokuları meydanda bırakan kronik yaralardır.<br />
ÜLSERATİF KOLİT: Kalın barsakla rektumun, kronik iltihabı ve ülserasyonudur.<br />
ULTRASONOGRAFİ: Ultra-ses kullanılarak elde edilen görüntüler.<br />
ULTRASOUND: İnsan kulağının duyamıyacağı kadar yüksek frekanslı ses dalgaları.Ultra-ses.<br />
ULTRAVİOLE: Dalga boyu 2000-4000 arası olan mor ötesi ışınlar.<br />
ÜREMİ: Kandaki üre oranının normalin üzerinde olması halidir.<br />
ÜRETER: Böbreklerle idrar torbasını birleştiren, idrarın torbaya ulaşımını sağlayan tüptür.Her iki tarafta birbirinden bağlantısız olarak bulunur.<br />
ÜRETRA: İdrarın dışarıya atılmasını sağlayan ve ıdrar torbasından sonraki idrar yoluna verilen isim.<br />
ÜRETRİT: Üretranın iltihabıdır.<br />
ÜRİN: İdrar.<br />
ÜROGENİTAL: Genital ve idrar yolları sistemi ile ilgili.<br />
ÜROGRAFİ: Damardan kontrast madde verilerek böbrekler, idrar torbası ve idrar yollarının belirli zaman aralıkları ile filmlerinin çekilmesidir.Üriner sistem hakkında teşhis amaçlı yapılan işlemdir.<br />
ÜROLOJİ: Kadın ve erkeklerdeki idrar yolları ve üreme sistemleri ile ilgili hastalıkları inceleyen bilim dalıdır.Bevliye.<br />
ÜRTİKER: Hassasiyet sonucu ortaya çıkan deri döküntüleri ve kaşıntı ile belirgin bir durumdur.<br />
UTERUS BİCORNİS: Uterusun iki boynuzlu olması anlamında bir terimdir.Uterusun üst kısmının çökük olması nedeniyle her iki uç kısımlarının beligin hal alması sonucu ortaya çıkan görünümdür.<br />
UTERUS: Rahim<br />
UTERUS: Rahim, döl yatağı.<br />
UTERUSMİYOM: Rahimde iyi huylu şişkinlikler<br />
UVULA: Küçük dil.<br />
VAGOTOMİ: Vagus sinirinin etkisini ortadan kaldırmak amacıyla dallarından birisinin kesilmesidir.<br />
VAGUS: Nervus Vagus onuncu kafa siniridir, kafatasından çıktıktan sonra mide , barsak sisteminin bir kısmına, kalp ve akcigerlere dallar verir.Bu sistemlerin fonksiyonlarında önemli rol oynayan bir sinirdir.<br />
VAJEN: Kadın cinsel organı.<br />
VAJİNİT: Vajina iltihabı.<br />
VAKSIN: Aşı, Bkz.aşı çeşitleri; attenüe, otojen, BCG, polivalen, sabin, salk.<br />
VARİKOSEL: Erkeklerde spermatik kordon venlerinin genişlemesi sonucu torbalar içersinde varis oluşumu.<br />
VARİS: Kirli kan taşıyan damarların, fonksiyonel bozuklukları sonucu ya da kan akımının önündeki bir engel nedeniyle genişliyerek kıvrımlı bir hal almasıdır.Yüzeyel olduğu gibi derin venlerde de varis gelişebilir.<br />
VASKÜLİT: Damar iltihabı.<br />
VASODİLATASYON: Damarları genişletici<br />
VAZODİLATASYON: Damar genişlemesi.<br />
VAZODİLATATÖR: Damar genişletici etkiye sahip ilaç, madde.<br />
VAZOKONSTRÜKSİYON: Damarları büzülmesi, kasılması.<br />
VAZOKONSTRÜKTÖR: Damarları büzen etkiye sahip ilaç, madde.<br />
VAZOSPAZM: Damar kasılması, büzülmesi.<br />
VEJETERYAN: Bitkisel gıdalarla beslenen, etyemez.<br />
VEN: Kirli kanı kalbe taşıyan damarlar.<br />
VENTRİKEL: Kalp karıncığı<br />
VERTİGO: Genel anlamda baş dönmesi, hareket duygusu demektir. Ancak tansiyon düşmesi ile ilgili baş dönmeleri bu kapsamda değildir. Vertigodan kastedilen labirentit, iç kulak iltihabı, Meniere hastalığı gibi durumlarda olan baş dönmesi hissi Vertigo diye adlandırılır.<br />
VİLÜSLER: Bağısaklardan besleyici maddelerin absorbe edildiği kanallar<br />
VİTİLİGO: Bir cilt hastalığı olup, vücudun çeşitli bölgelerinde, yer yer renk (pigment) kaybı ile karakterize, normal bölgelerden keskin sınırlarla ayrılan beyaz lekeler.<br />
YABANCI CİSİMLER: Vücudun belirli bir yerinde, normalde bulunmayan her hangi bir madde yabancı cisimdir<br />
YAĞ EMBOLİSİ: Büyük kemik kırıklarında görülebilen bir komplikasyondur. Kemik iliğindeki yağın bir kısmı açığa çıkar ve yağ damlaları kan dolaşımına karışıp damar tıkanmasına neden olur.<br />
YAĞLI DEJENERASYON: En çok kalp, karaciğer ve böbreklerde görülür. Bu organlarda, hücreler normal çalışma yeteneklerini kaybederler ve içlerinde yağ tanecikleri birikir.<br />
YALANCI GEBELİK: Tüm gebelik belirtilerinin olmasına rağmen, uterus boştur. Bu duruma yalancı gebelik denir. Daha çok psikolojik menşelidir<br />
YUMURTALIK: Dişilik hormonlarından östrojen gestagen salgılar<br />
ZATÜRRE: Akciğer iltihaplanması<br />
ZERVİX: Rahim ağzı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircset.com/saglik-tibbi-terimler-sozlugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otizm Tanisi Nezaman Konur</title>
		<link>http://www.mircset.com/otizm-tanisi-nezaman-konur.html</link>
		<comments>http://www.mircset.com/otizm-tanisi-nezaman-konur.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Mar 2012 10:16:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otizm belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[otizm nasıl teşhis edilir]]></category>
		<category><![CDATA[otizm tanısı nasıl konur]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm Tanısı Nezaman Konur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircset.com/?p=523</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, kelime anlamı ‘kendine dönük’ olan otizmin; ‘çocukluk çağının ilk 3 yılında başlayan, sosyal, duygusal gelişmedeki gecikme, gerilik, gariplik, lisan gelişiminde gecikme ve gariplikler, birtakım dönme, sallanma, parmak ucunda yürüme gibi tekrarlayıcı davranışlarla seyreden bir bozukluk grubu olduğunu’ söylüyor. İÜ Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nahit Mukaddes, erken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzmanlar, kelime anlamı ‘kendine dönük’ olan otizmin; ‘çocukluk çağının ilk 3 yılında başlayan, sosyal, duygusal gelişmedeki gecikme, gerilik, gariplik, lisan gelişiminde gecikme ve gariplikler, birtakım dönme, sallanma, parmak ucunda yürüme gibi tekrarlayıcı davranışlarla seyreden bir bozukluk grubu olduğunu’ söylüyor.</strong><br />
İÜ Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nahit Mukaddes, erken tanının önemini belirterek, ailelere şu uyarılarda bulundu:<br />
“Çocuk, yaşamının ilk bir ayında annesiyle göz göze gelmiyorsa, 4-5 aylıkken kucağa alındığında kendini koltukta bırakır gibi bırakıyorsa, 9-10 aylıkken bay-bay yapmayı ya da öpücüğü öğrenemiyorsa, bir yaşında ‘anne, baba’ diyemiyorsa, iki yaşında cümle kuramıyorsa, hemen bir doktora başvurulmalı.’</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircset.com/otizm-tanisi-nezaman-konur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanliurfa Chat Sohbet</title>
		<link>http://www.mircset.com/sanliurfa-chat-sohbet.html</link>
		<comments>http://www.mircset.com/sanliurfa-chat-sohbet.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Mar 2012 17:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[chat]]></category>
		<category><![CDATA[Mirc]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[chet]]></category>
		<category><![CDATA[muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanliurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Sanliurfa arkadas]]></category>
		<category><![CDATA[Sanliurfa chat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanliurfa ilceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanliurfa sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[sohpet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircset.com/?p=520</guid>
		<description><![CDATA[Sanliurfa Akçakale, Birecik, Bozova, Ceylanpınar, Halfeti, Harran, Hilvan, Siverek, Suruç, Viranşehir ilçelerinden oluşmaktadır. Sanliurfa Sohbet Chat Muhabbet Mirc Odalarina Asagidaki resme tikliyarak ulaşabilirsiniz. Sanliurfa ili Chet sohpet mRC odalarinda yeni dostluklar yeni arkadasliklar edinebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanliurfa Akçakale, Birecik, Bozova, Ceylanpınar, Halfeti, Harran, Hilvan, Siverek, Suruç, Viranşehir ilçelerinden oluşmaktadır.</p>
<p>Sanliurfa Sohbet Chat Muhabbet Mirc Odalarina Asagidaki resme tikliyarak ulaşabilirsiniz.</p>
<div id="attachment_21497" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://turkchat.muziksohbet.com" target="_blank"><img src="http://www.yerelsohbet.com/wp-content/uploads/sohbet-chat-300x163.jpg" alt="Sanliurfa sohbet chat muhabbet" title="sohbet-chat" width="300" height="163" class="size-medium wp-image-21497" /></a><p class="wp-caption-text">Sanliurfa sohbet chat muhabbet</p></div>
<p>Sanliurfa ili Chet sohpet mRC odalarinda yeni dostluklar yeni arkadasliklar edinebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircset.com/sanliurfa-chat-sohbet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saglik Hizmet Telefonlari</title>
		<link>http://www.mircset.com/saglik-hizmet-telefonlari.html</link>
		<comments>http://www.mircset.com/saglik-hizmet-telefonlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 12:46:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[171 Alo Sigarayı bırakma ve danışma hattı]]></category>
		<category><![CDATA[Aids danışma hattı]]></category>
		<category><![CDATA[AIDS Danışma Servis İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Alo 184 Sağlık Danışma Hattı]]></category>
		<category><![CDATA[Cenaze ve defin işlemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhsal Bunalım Danışma Telefon Numarası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Hizmetleri İle İlgili Telefonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ücretsiz Psikolojik Danışma Hattı]]></category>
		<category><![CDATA[Zehir Danışma Merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircset.com/?p=518</guid>
		<description><![CDATA[Acil Servis : 112 Ücretsiz Psikolojik Danışma Hattı “153″ AloDoktor : 113 Alo Ruhsal Bunalım Danışma Telefon Numarası: 182 Sağlık Bakanlığı Alo 184 Sağlık Danışma Hattı : 184 Cenaze ve defin işlemleri : 188 Aids danışma hattı : Ankara : 0 312 324 15 15 Aids danışma hattı : AIDS Danışma Servis İstanbul 0800 314 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Acil Servis : 112</p>
<p>Ücretsiz Psikolojik Danışma Hattı “153″</p>
<p>AloDoktor : 113</p>
<p>Alo Ruhsal Bunalım Danışma Telefon Numarası: 182</p>
<p>Sağlık Bakanlığı Alo 184 Sağlık Danışma Hattı : 184</p>
<p>Cenaze ve defin işlemleri : 188</p>
<p>Aids danışma hattı : Ankara : 0 312 324 15 15<br />
Aids danışma hattı : AIDS Danışma Servis İstanbul 0800 314 79 79</p>
<p>171 Alo Sigarayı bırakma ve danışma hattı : 171</p>
<p>Zehir Danışma Merkezi İstanbul 0800 314 79 00</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircset.com/saglik-hizmet-telefonlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Steve Jobs Kimdir Hayati</title>
		<link>http://www.mircset.com/steve-jobs-kimdir-hayati.html</link>
		<comments>http://www.mircset.com/steve-jobs-kimdir-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2011 21:30:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[steve jobs]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Jobs biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Jobs hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Jobs kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Jobs neler yapmış]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Jobs yaşadıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircset.com/?p=513</guid>
		<description><![CDATA[Steve Jobs’ın hayatı Her şey iki genç adamın, Steve Jobs ve Stephen Wozniak’ın, 1976 yılında Kaliforniya’da bir banliyödeki evin garajında kurduğu küçük bir şirketle başladı. O günden bu yana Jobs, yaratıclığıyla dünyayı parmaklarımızın ucuna getirdi. İşte Steve Jobs’ın “elma”yı ısırdığı ilk günlerinden bu yana hayatı ve kariyeri… 1955′den 65′e Steve Jobs 24 Şubat 1955 yılında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mircset.com/wp-content/uploads/Steve_Jobs.jpg"><img src="http://www.mircset.com/wp-content/uploads/Steve_Jobs.jpg" alt="" title="Steve_Jobs" width="275" height="269" class="alignnone size-full wp-image-514" /></a><br />
<strong>Steve Jobs’ın hayatı</p>
<p>Her şey iki genç adamın, Steve Jobs ve Stephen Wozniak’ın, 1976 yılında Kaliforniya’da bir banliyödeki evin garajında kurduğu küçük bir şirketle başladı. O günden bu yana Jobs, yaratıclığıyla dünyayı parmaklarımızın ucuna getirdi.<br />
</strong><br />
İşte Steve Jobs’ın “elma”yı ısırdığı ilk günlerinden bu yana hayatı ve kariyeri…</p>
<p>1955′den 65′e Steve Jobs</p>
<p>24 Şubat 1955 yılında dünyaya gözlerini açan Steve Jobs, San Francisco’da yaşayan Paul ve Clara Jobs tarafından evlat edinildi. Çocukluk yıllarında oldukça hiperaktif bir yapıya sahip olan Jobs, evlatlık olmasından ötürü o yıllar gerçek anne ve babasıyla ilgili sorulara maruz kalıyordu. Ancak bu sorulara alışkın olan Jobs, önemli olanın gerçek ana/babanın yanında büyümekten ziyade değerlerini ve dünya görüşünü sağlam bir şekilde, sıcak bir aile ortamında geliştirebilmek olduğunu biliyordu.<br />
<span id="more-513"></span><br />
1970-71 / 1</p>
<p>Steve Jobs, adaşı Steve Wozniak ile bir arkadaşı vasıtasıyla tanışır. Birçok konuda fikirleri örtüşen Jobs ve Wozniak, daha sonra Ronald Wayne ile birlikte Apple’ı kuracaklardır.</p>
<p>Esquire’de yer alan bir makaleyi okumalarının ardından Blue Boxes (mavi kutu) üzerinde çalışmalarını yoğunlaştıran ikili, ücretsiz telefon görüşmesi yapabilmek için halka açık olan telefon sistemlerindeki kodları kırmaya çalıştı. Halen lise talebesi olan Jobs, daha sonra bulunduğu kampüste çalışmaları neticesinde 40 Dolarlık bir maliyetle karşılaştığı bu kutuları 150 Dolardan satışa çıkardı.</p>
<p>1972</p>
<p>1972 yılında Reed üniversitesine giren Jobs, bir dönem sonra bu üniversitedeki eğitimini yarıda bırakır.</p>
<p>1974</p>
<p>Kaliforniya’ya dönen Jobs, ardından Atari için çalışmaya başlar. Sonraki günler spiritüel bir gezinti için Hindistan’a giden Jobs ve arkadaşı Dan Kottke, Hindistan’ı bir baştan bir başa dolaştılar.</p>
<p>Steve Jobs hayati 4 Steve Jobs Kimdir ? Hayatı1976</p>
<p>Daha sonraki yıllarda Apple’da işe başlayan Jobs ve Woz, 1 Nisan tarihinde şirket üzerinde eşit yetkilere sahip olduklarına dair bir kağıt imzalar. Sermayelerini arttırmak için ise Woz, elindeki HP 65 elektronik hesap makinesini 520 Dolardan satışa sunar.</p>
<p>Woz ve Jobs, manuel olarak yüklenmesi yerine Apple II’nin kendi işletim sistemini devresi üzerinden yüklemesine karar verdi. Bunun dışında fansız bir güç kaynağı fikri üzerinde de yoğunlaşan ikili, sonrasında ise kendilerine dönük ilk yatırımlarını Mike Markkula’danh aldı. Jobs ve Woz’un çalışmalarını yakından inceleyen Markkula, Apple’ı 5 yıl içerisinde Fortune 500′de görmek istiyordu.</p>
<p>1977</p>
<p>3 Ocak 1977 yılında Mike Markkula, Jobs ve Woz’un imzasıyla, Apple artık resmen bir şirket statüsüne kavuşmuştu. Mike Scott Apple’ın patronu olurken, Woz ve Jobs şirket içinde önemli mevkilerde bulundular.</p>
<p>1978</p>
<p>17 Mayıs 1978 yılında ise Jobs’ın ilk çocuğu Lisa Nicole, Oregon’daki evlerinde dünyaya geldi. Nicole’ün ardından yeni jenerasyon iş makinesi için çalışmalarını sürdüren Jobs, bu sisteme Lisa adını verecekti.</p>
<p>1979</p>
<p>Lisa projesi üzerinde çalışmalarını yoğunlaştıran Jobs, kendince LISA’nın açılımını da yapmıştı: Local Integrated Software Architecture. Daha sonra Los Gatos’da bir ev satın alan Jobs, daha sonra saçlarını kısaltarak bugünkü imajına biraz daha yaklaştı.</p>
<p>1980</p>
<p>Ve Apple’ın hisseleri en sonunda halka açıldı.</p>
<p>1980 yılında imajını biraz daha değiştiren Jobs, sakallarını keserek bıyıklarıyla kameraların karşısına çıkmıştı.</p>
<p>1981</p>
<p>1981 yılında yaptığı işte pek mutlu olamadığını dile getiren Mike Scott, CEO’luk görevini bırakma kararı almıştı. Bu adımdan sonra Jobs, şirketin başına geçen isim oldu.</p>
<p>Jobs, Microsoft’un efsane patronu Bill Gates’e Macintosh’un bir tanıtımını yapmıştı. Gates ise bu tanıtımın ardından bu Macintosh için yazılım geliştirme fikrini kabul etmişti. İlerleyen yıllarda ise Jobs ve Gates anlaşamayarak yollarını ayırma kararı aldılar.</p>
<p>1982</p>
<p>Jobs, Bill Gates ve Microsoft’a, Apple sistemleri dışında fare kullanan hiçbir yazılımı kullanmayacağına dair garanti verdi.</p>
<p>1984</p>
<p>Mac başlangıçta iyi denilebilecek satış rakamlarına ulaştı; Microsoft’un Paint, Word ve Write isimli yazılımları kullanılabilen nadir uygulamalardan sadece birkaçıydı.</p>
<p>1986</p>
<p>Tasarımcı Paul Rand’i saflarına katmak için 100.000 Doları gözden çıkaran Jobs, IBM Logo’sunun da yaratıcısı olan bu ismi NeXT için yeni bir logo oluşturmak adına ekibine katmayı uygun buldu.</p>
<p>Steve Jobs hayati 3 Steve Jobs Kimdir ? Hayatı1988</p>
<p>Microsoft’un popüler işletim sistemi Windows, o yıllarda Apple’ın Mac OS işletim sistemine olan benzerliğiyle dikkat çekiyordu ve bu benzerlik her geçen zaman biraz daha artıyordu. Bunu gören Apple ise Microsoft’u, kendi GUI yani grafiksel kullanıcı arabiriminin birebir kopyasını kullanmak suçlamasıyla mahkemeye verdi.</p>
<p>1989</p>
<p>1989 yılında ise bu kez davalı taraf Apple idi. Steve Jobs’ın o yıllar hayranlıkla takip ettiği gruplardan biri olan Beatles tarafından mahkemeye verilen Apple, bunun dışında yine GUI (graphical user interface – grafiksel kullanıcı arabirimi) nedeniyle Xerox’la davalık oldu.</p>
<p>1990</p>
<p>Steve Jobs ve şimdiki eşi Laurene Powell bu yıl tanışıyorlar ve birbirlerinin telefonlarını alıyorlar. “O gece bir iş yemeğim var, ama bu gece son gecemse bu geceyi iş yemeğine mi ayırmalı yoksa bu güzel kadına mı?” sorusunu aklından geçiren Jobs, kararını iş yemeğini bir tarafa bırakarak bir sonraki yıl hayatını birleştireceği Powell ile yemeğe çıkmaktan yana kullanıyor.</p>
<p>1991-92</p>
<p>Powerbook ortaya çıkıyor ve elbette Steve Jobs ve Laurene Powell, 18 Mart tarihinde Yosemite ulusal parkında bulunan Ahwahnee otelinde dünya evine giriyor. Jobs-Powell çiftinin ilk çocukları ise bir sonraki yıl dünyaya geliyor ve ona Reed üniversitesinden de esinlenerek Reed Paul Smith adını veriyorlar. Yine bu yıllarda Jobs’ın büyük kızı Lisa, Jobs ailesiyle yaşamaya başlıyor ve gençlik yıllarını Jobs’ın yeni ailesinin yanında geçiriyor.</p>
<p>1993-94-95</p>
<p>Newton Message Pad, Macintosh TV, 1993 yılında satışa sunulurken, 1994 yılında da PowerMac 6100/60 ve QuickTake Camera görücüye çıkıyor. Son olarak 1995 yılında ise Microsoft ve Apple arasında yıllardır devam eden dava nihayet sonuçlanıyor ve Apple davayı kaybediyor.</p>
<p>1996</p>
<p>Apple’ın yaşlanan işletim sistemi OS’un değiştirilmesi gerekiyordu. Bu sebeple Apple, çareyi BeOS’u satın almakta ya da Microsoft’tan Windows NT lisansını edinmekte görüyordu. Ancak tüm bunlar olmadı ve umutlar NeXT ve Apple’In moderlen OS X kullanıcı arabirimini yakından etkileyen NeXTSTEP OS’a bağlandı.</p>
<p>1997</p>
<p>1997 yılında Apple’ın tasarımı için yeni bir dönemi başlatan Jon Ive şirketin saflarına katılıyordu.</p>
<p>1998</p>
<p>Jobs, projelerinin pek çoğunu rafa kaldırıyor ve odak noktasını sadece Apple’daki bilgisayarlar üzerinde yoğunlaştırıyor. Ve Jobs’ın bir diğer çocuğu Eve Jobs dünyaya geliyor ve aynı yıl ilk iMac ortaya çıkıyor.</p>
<p>1999-2000</p>
<p>Pirates of Silicon Valley isimli bir film vizyona giriyor. Noah Wyle, Steve Jobs, Antony Michael Hall ve Bill Gates, bu filmde dikkati çeken isimler arasında. Dünya milenyuma girdiğinde ise Jobs, Apple’ın daimi CEO’su olurken, PowerMac Cube görücüye çıkıyor.</p>
<p>Steve Jobs hayati 1 Steve Jobs Kimdir ? Hayatı2001</p>
<p>Apple’ın ilk perakende mağazası Virjinya eyaletinde açılıyor. Bununla birlikte OS X 10.0 kullanıcılara sunulurken, iPod ilk çıkışını yine bu sene gerçekleştiriyor.</p>
<p>2003</p>
<p>Power Mac G5, alüminyum kasasıyla birlikte kullanıcılara sunuluyor. Bunun yanı sıra Al Gore da Apple’ın yönetici kadrosuna dahil ediliyor. Ve daha da önemlisi, Jobs pankreasındaki tümörün varlığını ilk kez bu yıl öğreniyor. 9 aylık bir tedaviye giren Jobs, pankreas kanserinden bu süreçte kurtulmayı başaramıyor.</p>
<p>2004</p>
<p>2004 yılında ciddi bir ameliyat geçiren Jobs, çalışanlarına da bu ameliyatı ilk ağızdan haber vermek istedi. Karşısına aldığı 17 inç’lik Powerbook’uyla çalışanlarına bir mesaj yazan Jobs, şunları dile getirdi: “Size kendimle ilgili bazı haberlerim var. Geçtiğimiz haftasonu pankreasımda bulunan tümörü aldırmak için ameliyat oldum ve ameliyat başarıyla gerçekleşti.”</p>
<p>2005</p>
<p>Jobs artık 50 yaşına basmıştı. iPod Nano, Video iPod ve iPod Shuffle yine bu yıl görücüye çıktı.</p>
<p>2007</p>
<p>Ocak ayı itibariyle iPhone kullanıcılara duyuruldu ve akabinde yine aynı yılın Haziran ayında satışa sunuldu. Bunun dışında Apple TV de görücüye çıktı.</p>
<p>2008</p>
<p>Macbook Air ortaya çıktı. Steve Jobs’ın sağlık durumuyla ilgili spekülasyonlar yoğunlaşarak devam etti ve Psystar, 400 Dolar değerinde olan ve Hacintosh’u kullanan mac klonuyla gündeme bomba gibi düştü.</p>
<p>2009</p>
<p>Resimde de görüleceği üzere Jobs ve ekibi, Jobs’ın hastalığının gereğinden fazla abartıldığını sık sık dile getiriyordu. Ocak ayından Haziran ayına kadar kameraların önüne pek çıkmayan Jobs, bu sebeple hastalığıyla ön plana çıkıyordu. Haziran ayı itibariyle şirketin başına geri dönen Jobs, Ağustos’ta CEO’luk görevini Tim Cook’a devretti.</p>
<p>2011</p>
<p>Steve Jobs, kansere karşı verdiği mücadeleyi 5 Ekim 2011 günü kaybetti ve 56 yaşında hayata gözlerini yumdu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircset.com/steve-jobs-kimdir-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>mySQL Veri Turleri</title>
		<link>http://www.mircset.com/mysql-veri-turleri.html</link>
		<comments>http://www.mircset.com/mysql-veri-turleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2011 06:28:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[create]]></category>
		<category><![CDATA[from]]></category>
		<category><![CDATA[mysql]]></category>
		<category><![CDATA[mysql veri türleri]]></category>
		<category><![CDATA[table]]></category>
		<category><![CDATA[web]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircset.com/?p=511</guid>
		<description><![CDATA[Bugünkü Programlama kategorimizde mysql ile bilgiler aktaracağız.Bilgiler mysql veri türleri ile ilgili olacaktır. MySQL‘de bir çok veri türü oluşturulabilir. Ancak Web programları açısından önemli olan bir kaçı ve özellikleri şöyle sıralanabilir: INT Tamsayı: -2147483648′den 2147483647 kadar değişen diziye “signed” (işaretli), 0′dan 4294967295′e kadar değişenine “unsigned” (işaretsiz) denir. VARCHAR(n) n sayısını geçmemek şartıyla değişen boyutta karakter [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bugünkü Programlama kategorimizde mysql ile bilgiler aktaracağız.Bilgiler mysql veri türleri ile ilgili olacaktır.</strong></p>
<p>MySQL‘de bir çok veri türü oluşturulabilir. Ancak Web programları açısından önemli olan bir kaçı ve özellikleri şöyle sıralanabilir:</p>
<p>INT Tamsayı: -2147483648′den 2147483647 kadar değişen diziye “signed” (işaretli), 0′dan 4294967295′e kadar değişenine “unsigned” (işaretsiz) denir.</p>
<p>VARCHAR(n) n sayısını geçmemek şartıyla değişen boyutta karakter olabilir.</p>
<p>CHAR(n) Kesinlikle n sayısı kadar karakter olabilir.</p>
<p>TEXT En fazla 65535(2^16-1) karakter alabilen metin alanı.<br />
<span id="more-511"></span><br />
MEDIUMTEXT En fazla 16777215(2^24-1) karakter alabilen metin alanı.</p>
<p>DATE 1000-01-01′den 9999-12-31′e kadar değişebilen tarih alanı.</p>
<p>TIMESTAMP 1 Ocak 1970′den 18 Ocak 2038′e kadar olan ve Yıl+Ay+Gün+Saat+Dakika+Saniye biçimindeki zaman bilgisi.</p>
<p>MySQL‘de bir tablo oluşturmak için gerekli CREATE TABLE komutu şöyle kullanılır:</p>
<p>CREATE TABLE uyeler (adi VARCHAR(30), soyadi VARCHAR(30), üye_no INT ) ;</p>
<p>Bu komutla, “uyeler” isimli üç sütunlu bir tablo oluşturulur: birinci ve ikinci sütunlarda en fazla 30, karakterlik değişen boyutta alfanümerik değerler yer alırken, üçüncü sütunda sadece tam sayı olan değerler bulunabilir. Bu komutla oluşturulan tabloya INSERT INTO komutuyla veri girebilirsiniz:</p>
<p>INSERT INTO uyeler (adi, soyadi, uye_no) VALUES (‘Muharrem’,&#8217;Taç’,’1234′)</p>
<p>Bir tablonun oluşturulması ile içine veri yerleştirilmesi komutları ayrı ayrı zamanlarda, ayrı işlemler olarak yapılabileceği gibi, toplu bir metin halinde, otomatik olarak da yapılabilir.</p>
<p>MySQL veritabanından bilgi edinmek için SELECT komutunu kullanırız:</p>
<p>SELECT * FROM uyeler ;</p>
<p>Bu, MySQL’e, uyeler adlı tablodaki bütün değerlerin okunmasını bildirir. Buradaki “*” işareti, “bütün sütunlardaki bütün değerler” anlamına gelir. Diyelim ki yukardıda oluşturduğumuz tablonun sadece “adi” ve “soyardi” sütunlarındaki bilgileri almak isteseydik, bu komutu şöyle yazacaktık:</p>
<p>SELECT adi soyadi FROM uyeler ;</p>
<p>Bir veritabanındaki bilgilerin yenileriyle değiştirilmesini, yani veritabanı dosyasının güncelleştirilmesini UPDATE komutu sağlar. Bu komutu kullanarak veritabanımızdaki bazı kutucukların içindeki bilgileri değiştirebiliriz. Veritabanı dosyalarını güncelleştirme zorunluğu bulunması ise bize veritabanı tasarımının çok önemli olduğunu gösterir. Örneğin:</p>
<p>UPDATE uyeler SET adi = “Şahika” ;</p>
<p>Bu komut, veritabanındaki bütün satırlarda, birinci sütundaki değerleri “Şahika” olarak değiştirmekle sonuçlanırdı. Amacımız bu ise, sorun değil; ancak çoğu kez MySQL’e hangi satırda (veritabanı tekniğindeki terimle söylersek, hangi kayıtlarda) değişiklik yapılacağını daha ayrıntılı sölememiz gerekir. Veritabanı dosyamızı oluştururken, her kaydın diğer kayıtlarda olmayan (unique) bir sütun (bunu da veritabanı tekniğindeki terimle söylersek. alan) bulunmalıdır, ki MySQL’e yapılacak değişikliğin tam yerini söyleyelim. Örneğin</p>
<p>UPDATE uyeler SET adi = “Şahika” WHERE uye_no = 1234;</p>
<p>MySQL bu komutu alınca sadece üye numarası 1234 olan kişinin (yani uye_no alanındaki değer 1234 olan kaydın) “adi” alanındaki değeri silecek ve yerine verdiğimiz yeni değeri yazacaktır. Böyle birincil alanı bulunan, iyi düşünülmüş bir veritabanından seçim yapmak da kolay olur. Örneğin:</p>
<p>SELECT adi soyadi FROM uyeler WHERE uye_no >= 123;</p>
<p>deyimi ile tablomuzda bulunan kayıtlardan sadece üye numarası 123′den büyük olanları seçebiliriz.</p>
<p>Bir MySQL veritabanındaki kaydı silmek için DELETE komutunu kullanırız:</p>
<p>DELETE FROM uyeler WHERE uye_no = 1234;</p>
<p>Vveritabanında sadece bir kayıtta üye numarası 1234 olacağı için bu komutla sadece bir satır silinecektir. Bu komutu, diyelim ki üyelik kaydını yenilememiş kişilerin tümünü silmek için de kullanabiliriz. Veritabanımızda üyelik kaydının yenilendme tarihini gösteren bir alan bulunduğunu varsayalım:</p>
<p>DELETE FROM uyeler WHERE yenileme_tarihi < 2000-01-31;</p>
<p>Bu komutla, üyeliğini yenileme tarihi 31 Ocak 2000′den eski olan bütün üyelerimizin kaydını veritabanından silmiş oluruz.</p>
<p>Bu komutların MySQL’in DOS komut işlemcisi ile komutsatırından yapılacağını belirtmemiz gerekir. Bunu yapabilmek için MySQL Server’ın Windows’da çalıştırılması gerekir. MySQL’in paylaşım sürümünü kullanmak için Windows sistemlerinde mysqld-shareware.exe programını çalıştırmanız gerekir. Bunun için DOS komut istemcisi penceresinde “C:/mysql/bin” dizinine giderek, şu komutu vermemiz yeter:</p>
<p>mysqld-shareware</p>
<p>MySQL sürücülerinizin kişisel Web sunucusunda başarıyla çalıştığına, kitapçığın baş tarafında belirttiğimiz küçük alıştırmayı yaparak emin olduktan sonra gerçek bir veritabanı dosyası yazabiliriz.</p>
<p>Yukarıda gördüğümüz komutları komut istemci satırından tek tek verebileceğimiz gibi, bir düzyazı dosyasında toplayıp, MySQL programına da otomatik olarak yaptırabiliriz. Bu dosyaya, içindeki verileri alıp veritabanına boca edeceğimiz için, Dump dosyası denir.</p>
<p>Aşağıdaki metni MySQL programının kurulu olduğu dizindeki /bin/ alt-dizinine (muhtemelen c:mysqlin) veri.dump adıyla kaydedin (Notpad kullanıyorsanız, dosya adına .txt eklendiğine dikkat edin!)</p>
<p>CREATE TABLE calisanlar ( id INT NOT NULL AUTO_INCREMENT, PRIMARY KEY (id), adi VARCHAR(20), soyadi VARCHAR(20), adres VARCHAR(60), pozisyon VARCHAR(60));</p>
<p>INSERT INTO calisanlar VALUES (1 , ‘Sahika’ ,’Tabak’ ,’PCLife Dergisi, Istanbul’ , ‘Yazar’);</p>
<p>INSERT INTO calisanlar VALUES (2 , ‘Muharrem’ , ‘Tac’ , ‘Işık Kultur Merkezi, Bursa’ , ‘Yonetmen’);</p>
<p>Bu metnin sadece üç satır olmasına, örneğin Notpad’de Düzen menüsünde Sözcük Kaydır maddesinin işaretsiz olmasına dikkat edin. Daha sonra yine DOS komut istemcisi penceresinde MySQL programının dizininde /bin alt-dizinine gidin ve şu komutu yazın:</p>
<p>mysqladmin -u root create veri</p>
<p>MySQL veri adlı veritabanının oluuştuğunu bildirecektir. Şimdi içi boş bir veri dosyamız oldu. Yazdığımız dump dosyasındaki bilgileri veritabanı dosyasına işletmek işini MySQL yapacakatır. Bunu, şu komutla yapabiliriz:</p>
<p>mysql -u root veri < veri.dump</p>
<p>İşlerin yolunda gidip gitmediğini c:mysqldata dizininde veri adlı bir klasör oluşturulduğunu kontrol ederek anlayabiliriz. Bu klasörün içinde calisanlar.frm, calisanlar.isd ve calisanlar.ism adında dosyalar bulunması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircset.com/mysql-veri-turleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Appleın Kurucusu Jobs İstifa Etti</title>
		<link>http://www.mircset.com/applein-kurucusu-jobs-istifa-etti.html</link>
		<comments>http://www.mircset.com/applein-kurucusu-jobs-istifa-etti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2011 18:11:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[apple]]></category>
		<category><![CDATA[apple kurucusu]]></category>
		<category><![CDATA[apple kurucusu steve jobs]]></category>
		<category><![CDATA[steve jobs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircset.com/?p=508</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en büyük şirketlerinden Apple’ın kurucusu Steeve Jobs, icra kurulu başkanlığı görevinden ayrıldığını açıkladı. Jobs’un yerine Genel Müdür Tim Cook geliyor. Amerikan elektronik devi Apple‘ın kurucusu Steve Jobs, İcra Kurulu Başkanlığı (CEO) görevinden ayrıldığını açıkladı.Uzun zamandır sağlık sorunları bulunan Jobs, kararını çalışanlara bir elektronik posta ile duyurdu ve yerine yokluğunda görevlerini üstlenen Genel Müdür Tim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük şirketlerinden Apple’ın kurucusu Steeve Jobs, icra kurulu başkanlığı görevinden ayrıldığını açıkladı. Jobs’un yerine Genel Müdür Tim Cook geliyor.<br />
<a href="http://www.mircset.com/wp-content/uploads/steve-jobs.jpg"><img src="http://www.mircset.com/wp-content/uploads/steve-jobs.jpg" alt="" title="steve-jobs" width="343" height="257" class="alignnone size-full wp-image-509" /></a><br />
Amerikan elektronik devi Apple‘ın kurucusu Steve Jobs, İcra Kurulu Başkanlığı (CEO) görevinden ayrıldığını açıkladı.Uzun zamandır sağlık sorunları bulunan Jobs, kararını çalışanlara bir elektronik posta ile duyurdu ve yerine yokluğunda görevlerini üstlenen Genel Müdür Tim Cook’un geldiğini söyledi.</p>
<p>‘Silikon Vadisi’nin efsane yöneticisi’ olarak anılan Jobs, Apple’ın yönetim kurulu başkanı olarak kalacak.<br />
<span id="more-508"></span><br />
Pankreas kanseri sonrası karaciğer nakli ameliyatı geçiren 55 yaşındaki Jobs, veda mesajında icra kurulu başkanı olarak görevlerini ve beklentileri yerine getiremeyecek durumda olduğunu belirtti.</p>
<p>‘O gün geldi’<br />
Jobs, duygusal mesajında, “Her zaman, bir gün görevimi yapamaz ve beklentileri karşılayamaz hale gelirsem bunu size ilk ben bildireceğimi söyledim. Maalesef o gün geldi.” dedi.</p>
<p>Uzmanlar, Steeve Jobs’un ayrılma kararının beklenmedik bir gelişme olmadığını, istifanın Iphone, Ipod, Ipad ve Mac bilgisayarlarının üreticisi olan şirketin günlük işleyişini değiştirmeyeceğini vurguluyor.</p>
<p>Apple’ın dünyanın en büyük şirketlerinden biri olarak başarısı büyük ölçüde Steeve Jobs’a bağlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircset.com/applein-kurucusu-jobs-istifa-etti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antalya sohbet Odalari</title>
		<link>http://www.mircset.com/antalya-sohbet-odalari.html</link>
		<comments>http://www.mircset.com/antalya-sohbet-odalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Sep 2011 11:13:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[chat]]></category>
		<category><![CDATA[Mirc]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya arkadas]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya chat]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya chet]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya ilceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya ili]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya mirc]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya sohpet]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaslik]]></category>
		<category><![CDATA[çet]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[mirc download]]></category>
		<category><![CDATA[Mirc İndir]]></category>
		<category><![CDATA[mirc yukle]]></category>
		<category><![CDATA[muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[sohpet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircset.com/?p=505</guid>
		<description><![CDATA[Antalya sohbet chat muhabbet mirc chet sohpet odalarina hosgeldiniz Antalya ilinden arkadas edinmek icin yukardaki sohbet resmine tikliyabilirsiniz. Antalya ili muhabbete Mirc yukleyip indirip baglanmak icinde asagidaki Mirc indir linkine tikliyip Mirc yukleyip Antalya ilinden yeni dostluklar edinebilirsiniz. Antalya ilinin ilceleri asagidadir. Akseki, Aksu, Alanya, Beldibi (Antalya Merkez), Beykonak (Kumluca), Döşemealtı, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Antalya sohbet chat muhabbet mirc chet sohpet odalarina hosgeldiniz</strong><br />
<a href="http://www.seslicamsohbet.com/login.php" target="_blank"><img src="http://www.turkchatsohbet.com/wp-content/uploads/sohbet-300x163.jpg" alt="Antalya sohbet chat muhabbet mrc mirc chet sohpet" title="sohbet" width="300" height="163" class="aligncenter size-medium wp-image-913" /></a><br />
<strong>Antalya ilinden arkadas edinmek icin yukardaki sohbet resmine tikliyabilirsiniz.</p>
<p>Antalya ili muhabbete Mirc yukleyip indirip baglanmak icinde asagidaki Mirc indir linkine tikliyip Mirc yukleyip Antalya ilinden yeni dostluklar edinebilirsiniz.</strong></p>
<p><a href="http://www.mrcmirc.com/mirc.exe"><img src="http://www.turkchatsohbet.com/wp-content/uploads/mircindir.bmp" alt="Antalya mirc mrc indir yukle sohbet et chat yap muhabbet" title="mircindir" class="aligncenter size-full wp-image-914" /></a></p>
<p><strong>Antalya ilinin ilceleri asagidadir.</strong><br />
Akseki, Aksu, Alanya, Beldibi (Antalya Merkez), Beykonak (Kumluca), Döşemealtı, Elmalı, Finike, Gazipaşa, Gündoğmuş, İbradı, Kadriye (Serik), Kale / Demre, Kalkan (Kaş), Kaş, Kemer, Kepez, Konyaaltı, Korkuteli, Kumluca, Manavgat, Muratpaşa (Antalya Merkez), Serik, Tekirova (Kemer) </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircset.com/antalya-sohbet-odalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DeliKanLi Siir Siirleri Siiri</title>
		<link>http://www.mircset.com/delikanli-siir-siirleri-siiri.html</link>
		<comments>http://www.mircset.com/delikanli-siir-siirleri-siiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jul 2011 20:46:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siirler]]></category>
		<category><![CDATA[DeliKanLi guzel siir]]></category>
		<category><![CDATA[DeliKanLi kisa siiri]]></category>
		<category><![CDATA[DeliKanLi siiri]]></category>
		<category><![CDATA[DeliKanLi siiri oku]]></category>
		<category><![CDATA[DeliKanLi siirleri]]></category>
		<category><![CDATA[guzel siirler]]></category>
		<category><![CDATA[kisa siir]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[siir ekle]]></category>
		<category><![CDATA[siir oku]]></category>
		<category><![CDATA[şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[siirsel]]></category>
		<category><![CDATA[turk siirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircset.com/?p=502</guid>
		<description><![CDATA[Delikanli bazen deli bazen kanli tasiriz biz bu ünvani ey karsimizdaki yabanci bize derler delikanli hep dogruyuz hep dürüstüz insanlara gösteririz güler yüz bilegimizdedir gücümüz bize derler delikanli adim atar biz yilmayiz damarlarimizda can kanimiz güzellere atar canimiz bize derler delikanli sevdim mi biz tam severiz sevdamiza yemin ederiz biz daha cok sey biliriz bize [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Delikanli<br />
bazen deli bazen kanli<br />
tasiriz biz bu ünvani<br />
ey karsimizdaki yabanci<br />
bize derler delikanli</p>
<p>hep dogruyuz hep dürüstüz<br />
insanlara gösteririz güler yüz<br />
bilegimizdedir gücümüz<br />
bize derler delikanli</p>
<p>adim atar biz yilmayiz<br />
damarlarimizda can kanimiz<br />
güzellere atar canimiz<br />
bize derler delikanli</p>
<p>sevdim mi biz tam severiz<br />
sevdamiza yemin ederiz<br />
biz daha cok sey biliriz<br />
bize derler delikanli<br />
<span id="more-502"></span><br />
deli olmak bazen güzel<br />
kanimizdan damar siser<br />
sevgiliye karsi özel<br />
bize derler delikanli</p>
<p>bazen sert bazen hirsli<br />
oluruz biz sonu mutlu<br />
sevgimizle cok umutlu<br />
bize derler delikanli</p>
<p>böyle geldi gecti zaman<br />
yaslandik biz simdi suan<br />
akliminizda geride kalan<br />
DELIKANLI bir genc adam</p>
<p>Delikanlı<br />
Delikanlı şarkılar seni söyler..<br />
Delikanlı, sevdalı yürek<br />
Ela gözlerinden taşar sevinçler<br />
Sevgilin yerden yere mi vurur seni<br />
Akşama daha içmeli, şarap içmeli..</p>
<p>Delikanlı şavkı gözlerinin<br />
Üç yandan kuşatıyor sevgiliyi<br />
Hep dargınlık, hep yarım aşklar<br />
Bana söz vermiştin<br />
Limitlerini aşacaktın hani..</p>
<p>Delikanlı, ver hüznünü bana<br />
Yıkıntısı ben olayım günlerin<br />
Solgun yüzün parçalar yürekleri<br />
Dışına yelken aç, tozlarını silkele..</p>
<p>Delikanlı, derin gözlerinde yara<br />
Sen mi çağırdın sanki düşmanlarını<br />
Yırtıcı kuşlar gibi üşüşmüşler başına<br />
Gerçekler gümüş yıldızlarca saplanmış göğsüne<br />
Duyarlığın kendini boğacak bugün..</p>
<p>Delikanlı, dudağında şarkılar<br />
Dünyanın ateş yerinde olmak neyine<br />
İlk patlamayla alıp başını gidersin<br />
Sevda seninle ışıltılı, budur senin asıl işin<br />
Merak etme onaracaksın yitik günleri..</p>
<p>Delikanlı, aç yüreğinin penceresini<br />
Hadi uzan gönlünün şenliğine..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircset.com/delikanli-siir-siirleri-siiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hepyek</title>
		<link>http://www.mircset.com/hepyek.html</link>
		<comments>http://www.mircset.com/hepyek.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 09:05:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Programlar]]></category>
		<category><![CDATA[3D tavla]]></category>
		<category><![CDATA[backgammon]]></category>
		<category><![CDATA[game]]></category>
		<category><![CDATA[games]]></category>
		<category><![CDATA[hepyek]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[tavla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircset.com/?p=499</guid>
		<description><![CDATA[Program Tanıtımı: screenshot Türkçe ve İngilizce dil desteği bulunan, eğlenceli bir 3D tavla oyunu. Grafikleri gayet güzel ve diğer tavla oyunlarının aksine rakibiniz oldukça akıllı hamleler yapıyor. Klasik backgammon oyunlarının tersine bu oyunda ikiye katlama özelliği bulunmuyor, kısacası bu oyun bir backgammon değil, gerçek bir tavla oyunu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Program Tanıtımı: screenshot Türkçe ve İngilizce dil desteği bulunan, eğlenceli bir 3D tavla oyunu. Grafikleri gayet güzel ve diğer tavla oyunlarının aksine rakibiniz oldukça akıllı hamleler yapıyor. Klasik backgammon oyunlarının tersine bu oyunda ikiye katlama özelliği bulunmuyor, kısacası bu oyun bir backgammon değil, gerçek bir tavla oyunu. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircset.com/hepyek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

